KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2009/9535 E., 2011/1634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık
- Hüküm
- 1-Sahtecilik suçundan;765 Sayılı TCK.nun 342/1, 80 ve 59. mad.ce 1 yıl 11 ay 10 gün H.C.
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma
2-Dolandırıcılık suçundan;5237 Sayılı TCK.nun 157/1, 62, 52 ve 647 S.Y.nın 4. mad.ce 5.000 YTL ve 2.700 YTL A.P.C.
1-)Sanık ... müdafiinin, dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerinde yapılan incelemede; Suç tarihi itibariyle katılana verilen zararın ağırlığı gözetildiğinde, suçun işleniş biçimi ve sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak, dolandırıcılık suçunda, adli para cezasına esas alınan gün birim sayısı alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği halde, hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesi ve hükmolunan hapis cezasının 5237 Sayılı TCK.nun 50.maddesi yerine, 647 sayılı Yasanın 4.maddesi ile paraya çevrilmesi suretiyle eksik ceza tayini sanık ... aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ya yüklenen “dolandırıcılık” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş,
01.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş,
daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5. maddesinin uygulanmayacağı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ...’nın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-)Sanık ... müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak;
5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesindeki teselsül hükmünün, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanıkların borçlu olduğu, tanzim tarihleri aynı, ödeme günleri farklı 4 adet bonoyu katılana aynı anda vermiş olmaları nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulama koşulunun oluşmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, 765 Sayılı TCK. 80.maddesindeki artırım oranının az olması nedeniyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulaması yasaya aykırı ise de;
Yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, mahkemenin kabul ve takdirine göre sanık ... yönünden hüküm fıkrasının 2-A) bendindeki “765 S.K nun 342/1 maddesi” ibaresi ile “ 765 Sayılı TCK.nun 59. maddesi” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine “5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesi” ve “5237 Sayılı TCK.nun 62. maddesi” ibarelerinin yazılması,
hüküm fıkrasının aynı bendine “5237 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, birinci fıkrada yazılı diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin eklenmesine zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağından TCK.nun 80.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık ...’nın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-)Sanık ... müdafiinin resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak;
a-)5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesindeki teselsül hükmünün, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda....” denilmek suretiyle 765 Sayılı TCK.nun 80.maddesinden farklı düzenlenmiş olup, sanıkların borçlu olduğu, tanzim tarihleri aynı, ödeme günleri farklı 4 adet bonoyu katılana aynı vermiş olmaları nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 43.maddesinin uygulama koşulunun oluşmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1 maddesinin lehe olacağı gözetilmeden, 765 Sayılı TCK. 80.maddesindeki artırım oranın az olması nedeniyle lehe olduğunun kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması,
b-)Dolandırıcılık suçundan 5237 Sayılı TCK.nun 157/1 maddesi ile hüküm kurulurken, katılana verilen zararın ağırlığı gözetildiğinde suçun işleniş biçimi ve sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılan adli para cezasına esas alınan gün birim sayısının yanında hapis cezasının alt sınırdan tayini suretiyle eksik ceza tayini,
c-) Dolandırıcılık suçu yönünden lehe kabul edilen 5237 Sayılı TCK uygulanarak hüküm kurulmasına rağmen, 647 Sayılı Yasanın 4.maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması yasaya aykırı,
d-) Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 Sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/9535, K. 2011/1634, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama