KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2010/8999 E., 2010/13839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- : ... : Uyarlama yargılaması ile 5237 sayılı TCK.nun 37/1 maddesi delaletiyle aynı Kanunun 204/2, 204/3, 62, 53/1-3 maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksun bırakılma, ... : Önceki karar lehe olduğundan uyarlama talebinin reddi, 5271 sayılı K.nun 231 maddesinin uygulanma- sına yer olmadığı
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Hükümlü ... hakkında bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre,
önceki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlendikten sonra verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden,
hükümlü ... müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5252 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca “ağır hapis” cezalarının “hapis” cezalarına dönüştürülerek hükümlü ... hakkındaki kesinleşmiş önceki mahkûmiyet hükmünün aynen infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden adı geçen hükümlü hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “Sanık ... hakkında hüküm fıkrasından önce belirtildiği üzere, sonradan yürürlüğe giren 5237 s. yasa aleyhine sonuç vermekle, sanık hakkında mahkememizin 2000/145 E, 2002/261 K sayılı 07.04.2004 kesinleşme tarihli daha lehe olmakla UYARLAMA
TALEBİNİN REDDİNE,” cümlesinin hükümden çıkartılıp yerine “Mahkememizin hükümlü ... hakkındaki 19.11.2002 gün ve 145/261 sayılı kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün, bu hükümde yer alan “ağır hapis” cezalarının 5252 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca “hapis” cezalarına dönüştürülmesi suretiyle AYNEN İNFAZINA” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan adı geçen hükümlü hakkındaki mahkûmiyet hükmünün DÜZELTİLEREK, hükümlü ... hakkında bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine,
incelenen dosya içeriğine göre; önceki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlendikten sonra verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/8999, K. 2010/13839, 2 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama