KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2012/3115 E., 2012/11540 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma, düşme
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma
1)Katılan vekilinin "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan "zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma" hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık ”suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı en son menfaatin temin edildiği 04.06.2003 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2)Katılan vekilinin "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan "zamanaşımı nedeniyle düşme" hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosyada bir kısmı mevcut SGK Müfettişi ... tarafından düzenlenen soruşturma raporunda sanık adına sahte sigortalılık belgeleri tanzim eden İstanbul Bayrampaşa Dokumacılar Odası Başkanı ... ve Genel Sekreterler ..., ... haklarında suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin bildirildiği ve soruşturma raporuna ekli çizelgede sahte belgeyi son kullanma tarihinin 18.08.2000 olarak belirtildiği anlaşılmakla,
suç tarihinde yürürlükte bulunan 507 sayılı Kanunun 112 ve daha sonra 21.06.2005 gün ve 25852 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Kanunun 59. maddesine göre “Esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşlarının yetkili organlarının üyeleri ve genel sekreterleri ile personelin görevlerini yerine getirirken görevleriyle ilgili suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle bu kuruluşların paraları ile para hükmündeki evrak, senet ve diğer malları aleyhine, bilanço, kesin hesap, rapor, diğer her çeşit evrak ve defterleri üzerinde suç işledikleri takdirde, bu suçlardan dolayı,
adli olarak kamu görevlileri gibi ceza görürler.” hükmü uyarınca memur sayılan şahısların suçuna azmettirme suretiyle iştiraklerinin sübutu halinde fiilin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nun 339/1. maddesine (5237 sayılı TCK’nun 204/2. maddesi) uygun suçu oluşturacağı, dava ve hüküm tarihi itibarıyla zamanaşımının da gerçekleşmediği cihetle, anılan şahıslar hakkında yapılan suç duyurusu akıbeti araştırılıp, haklarında soruşturma/kovuşturma bulunup bulunmadığının tespitiyle, varsa celbi ile özetinin duruşma tutanağına aktarılması,
bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin denetime olanak sağlanması bakımından bu dosya içerisine alınıp müfettiş raporu ile ilgili kısımları ve suça konu belge asıllarının da celbi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/3115, K. 2012/11540, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama