KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2020/5520 E., 2023/7282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/314 E. 2015/540 K.
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; almış olduğu cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kolluk görevlilerince sanığın ikametgahı olan evde usulüne uygun olarak yapılan aramada ... adına düzenlenmiş ve üzerinde sanık ...'ın fotoğrafı bulunan...seri numaralı sürücü belgesinin elde edildiği, sürücü belgesi üzerinde yapılan kriminal incelemede söz konusu belgedeki mevcut fotoğrafın bulunduğu yere sonradan tahrifat neticesinde yapıştırılmış olduğu, bu haliyle yapılan sahtecilikte aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun bildirilmiş olduğu, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hüküm, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, dosyaya aslı getirtilen suça konu sürücü belgesi üzerinde Heyet olarak yapılan inceleme ve gözlemde,
... adına düzenlenmiş sürücü belgesindeki mevcut fotoğrafın daha önce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra (tahrifen) yapıştırılmış olduğunun ve fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin de bulunmadığının ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında, suça konu belgenin bu haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı ve atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
Tekerrüre esas alınan ilama konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrasındaki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle bu suçun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılmak ve ayrıca tekerrüre esas alınacak başka ilam olup olmadığı da belirlenmek suretiyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/5520, K. 2023/7282, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama