KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2021/1170 E., 2023/1579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/139 E., 2015/374 K.
- Suçlar
- Başkasına ait kimlik veya bilgilerini kullanma, resmi belgedesahtecilik
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2014/139 Esas ve 2015/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci , 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına ve başkasına ait kimlik veya bilgilerini kullanarak iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 268 inci madde delaletiyle 267 inci maddenin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii tarafından; resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları oluşmadığı, başkasına ait kimlik veya bilgilerini kullanarak iftira suçu açısından ise sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediği bu sebeple verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile hükümler temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde kendi sevk ve idaresi altında bulunan 59 SE 868 plakalı araçta Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/859 D.İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada 1 kilo 100 gram toz esrar maddesinin ele geçirildiği, sanığın işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasına engel olmak amacı ile kardeşi müştekiye ait kimlik bilgilerini içeren sahte sürücü belgesini sunduğu, Diyarbakır C.Başsavcılığının 2013/29767 soruşturma sayılı evrakı üzerinden yapılan iş bu soruşturma sırasında ilgili ifade ve sorgu tutanakları hazırlandığı nihai olarak soruşturma tamamlanarak müşteki hakkında "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu"ndan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.
2. Suç konusu sürücü belgesi ele geçirilememiştir.
4. Mahkemece, sanığın üzerine atılı suçları işlediği sabit görülerek atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın talimat mahkemesince alınan savunmasında sabıkasının bulunduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığa ek savunma verilmeden tekerrür nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı belirtilerek bu sebeple bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2014/139 Esas ve 2015/374 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/1170, K. 2023/1579, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama