Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2022/5122 E. , 2024/15762 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/74 E., 2021/565 K. SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında b
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2022/5122 E. , 2024/15762 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/74 E., 2021/565 K. SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; A. Katılan ...'e yönelik dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, uzlaşmanın edimli olarak sağlandığı ancak edimin yerine getirilmediği belirlenerek yapılan incelemede; 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nin 53/1, 2 ve 3. maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi isabetsizliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B. Katılan ...'a yönelik güveni kötüye kullanma suçu yönünden yapılan incelemede; 1. Sanığın, Engin Arslan'a ait kimlik bilgilerini içeren ancak sahte oluşturulan sürücü belgesi ile oto kiralama firması bulunan katılan ...’dan 34 HN 8405 plaka sayılı aracı bir aylığına kiraladığı, daha sonra bu aracı 25.000 Türk lirası karşılığında katılan ...’e sattığının iddia edildiği somut olayda; sanığın suça konu aracı kiraladığı sırada Emniyet Müdürlüğü Trafik ve Tescil Büro Amirliği’nin maddi varlığı olan sürücü belgesini kullanması nedeniyle, eyleminin TCK'nun 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nin 53/1, 2 ve 3 maddelerinin uygulanmamasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.