KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/8557 E., 2024/9493 K.
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/650 E. 2022/191 K
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
601 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nu 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kararın sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)
15. Ceza Dairesinin 18.17.2012 tarihli ve 2017/28844 Esas, 2020/27547 Karar sayılı kararı ile "...uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Antalya
16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddesi uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve doğrudan 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. Anılan kararın sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)
15. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/372 Esas, 2020/10525 Karar sayılı kararı ile "... Uzlaştırma işlemlerinin usulüne göre yapılmadığı, kabule göre de basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesi gerketiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Antalya
16. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2020/650 Esas, 2022/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyizi, kararın temyiz edilmesi iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılana ait ... plakalı aracı 12.12.2012 tarihli kira sözleşmesiyle 4 günlüğüne kiraladığı ancak kiraladığı aracı teslim etmesi gereken tarihte iade etmemesi üzerine hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık aşamalarda suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Bozma sonrası dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, tarafların edim konusunda anlaşamamaları üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
4. Mahkemece, dosyanın geldiği aşama ile tarafların dinlenilmesi gerektiği kanaatine varıldığından basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, sanık ve katılanın aşamalardaki beyanları, uzlaştırma raporu, kira sözleşmesi ile tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmış ve temyize konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya