KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2022/8776 E., 2025/11259 K.
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/3632 E., 2022/1834 K
- Suç
- Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Detayı
374 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli 2020/52 Esas ve 2021/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-h, 62 ,52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına , karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
13. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği ; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de;
mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.