Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/3874 E. , 2023/7783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/341 E., 2015/221 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN :
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/3874 E. , 2023/7783 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/341 E., 2015/221 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/25633 Esas, 2022/12478 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2022 tarihli ve KD-2016/4460 sayılı itirazı üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2022/7670 Esas, 2022/15728 Karar sayılı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden kararın düzeltilmesine yer olmadığı ve dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna tevdii kararı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.03.2023 tarihli ve 2022/11-551 Esas, 2023/177 Karar sayılı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulü ile Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 14.06.2022 tarihli ve 2021/25633 Esas, 2022/12478 Karar sayılı bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan bozma kararının kaldırılması kararı üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmekle; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İncelemenin kapsamına göre; ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2014/341 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son bendi ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 31.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz isteği; suça konu çekin daha önceki alışverişten kaynaklanan borca karşılık verildiğine, buna karşın aralarında daha önceki borcun ödenmemesinden kaynaklanan husumet bulunan katılanın aksi yöndeki beyanına itibar edildiğine, yasal unsurları oluşmayan suçtan ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, kimden ve ne şekilde temin ettiğine ilişkin bilgi ya da belge sunamadığı suça konu çalıntı çeki, aldığı peynir karşılığında katılan ...'a vermek suretiyle haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanığın savunmaları aralarındaki ticari ilişki nedeniyle temyiz dışı sanık ...'den aldığı çeki, yine aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılan ...'a verdiğine, çekin sahte olup olmadığını bilmediğine yönelik olup dosya kapsamında sanığın, temyiz dışı sanık ... ile aralarındaki alışverişe ilişkin herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmıştır. 3. Hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat hükümleri verilen temyiz dışı sanık ...'in savunmaları hiç çek senet işi olmadığına, suça konu çek hakkında da hiçbir bilgisi bulunmadığına, tarafları tanımadığına, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine ilişkin olup kriminal rapor ile de suça konu çekteki birinci ciro imzasının ...'e ait olmadığı tespiti yapılmıştır. 4. Katılanın beyanlar...İlçesi'nde mandıracılık yapığına, ...'dan gelen sanık ... ile aralarında daha önce de peynir alım satımından kaynaklanan ticari ilişki olduğuna, bu alışverişlerden kaynaklanan borcu için sanığın 23.04.2010 tarihinde 30.04.2010 ödeme tarihli 29.050,00 TL bedelli bono verdiğine, daha sonra sanığın yine kendisinden 24.700,00 TL'lik peynir satın aldığına, bu alışveriş karşılığında 6.000,00 TL peşin ödeme yaptığına, kalan miktar için ise suça konu 18.700,00 TL bedelli çeki kendisinin önünde cirolayarak verdiğine, ibrazında karşılığı çıkmayınca suça konu çeke ilişkin icra takibi başlattığına, ayrıca sanığın daha önceki borcuna karşılık verdiği 29.050,00 TL'lik senedin de ödenmediğine ilişkindir. 5. Yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında alt sınırdan belirlenen cezadan takdiri indirim uygulanmak suretiyle inceleme konusu mahkumiyet hükmü verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Adli para cezasının hesaplanması sırasında, 1870 gün olarak belirlenen para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken 1558 gün yerine 3116 gün yazılması, adli para cezasının 1558 gün üzerinden hesap edilmesi nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve sözkonusu maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2015 tarihli ve 2014/341 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.