İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2023/5280 Karar: 2023/8148 Tarih: 2023

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/5280 K.2023/8148

11. Ceza Dairesi 2023/5280 E. , 2023/8148 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/352 E., 2021/122 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü madd

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2023/5280 E. , 2023/8148 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/352 E., 2021/122 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü madd

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2023/5280 E. , 2023/8148 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/352 E., 2021/122 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/597 Esas, 2013/605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nüfus ticareti suçundan mağdur ...'ye yönelik eylemi yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 255 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdur ...'e yönelik eylemi yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 255 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan ...'a yönelik eylemi yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 255 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/597 Esas, 2013/605 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı(sanık aleyhine) ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 13.02.2020 tarihli ve 2015/13459 Esas, 2020/5219 Karar sayılı kararı ile, "...ihalelerin gerçekte hiç yapılmadığı ve sanığın ihalelerde nüfuz sahibi de olmadığı hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle TCK'nın 255. maddesinde 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilip, yasal değişiklikten önceki yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama ile dolandırıcılık suçlarına ilişkin düzenlemeler ve 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve TCK'nın 157/1. maddesi kapsamındaki dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2. maddesi de nazara alınarak, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılması suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, gerekçede eylemler dolandırıcılık suçu olarak kabul edilip çelişkiye ve karışıklığa neden olacak şekilde yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan hükümler kurulması.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, suç tarihinde ... Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Acil Afetler Daire Başkanlığında Tıbbi Teknolog olarak görev yaptığı, ihale komisyonunda yer almadığı, bu konuda herhangi bir görevinin de bulunmadığı, ihale komisyonlarında bir görevi olmamasına rağmen yakın çevresinde tanıdığı tıbbi malzeme satışı yapan firma yetkilileri ile irtibat kurduğu ve bakanlık tarafından açıldığını beyan ettiği ihalelerde ihalelere girmelerini ve kendisinin de yardımcı olacağını söyleyip karşılığında para aldığı, bu konuda katılan ...'ın ... Teftiş Kuruluna yapmış olduğu müracaatı üzerine Denetim Hizmetleri Başkanlığınca inceleme ve soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında toplanan deliller, alınan beyanlara göre; a)Sanığın katılan ... ile irtibat kurduğu Sağlık Bakanlığının ısı blanketi alacağını söyleyip ihaleye girmesi ve teklif vermesini istediği, medikal şirket sahibi olan katılanın sanığa inanıp bu konuda çalışma yapmaya başladığı ihale evraklarını hazırlayıp sanığa verdiği, sanığın ihalenin kendisinde kaldığı ve geçici teminat yatırması gerektiğini söyleyerek katılandan elden 17.000,00 TL aldığı, daha sonra kesin teminat olarak 20.000,00 TL daha yatırması gerektiğini söyleyerek bu parayı da elden aldığı, katılanın verdiği 20.000,00 TL karşılığında sanıktan senetler aldığı, bir süre beklediği, sonuç çıkmaması üzerine sanığa ulaşmaya çalıştığı, ulaşamayınca Sağlık Bakanlığına gittiği, durumu araştırdığı böyle bir ihalenin olmadığını öğrendiğini, bunun üzerine şikâyetçi olduğu, b)Sanığın hemşehrisi ve çocukluk arkadaşı olan mağdur ...'ye Sağlık Bakanlığında ihale komisyonunda görev aldığını, ihaleye girip kendisi ile iş yapması halinde ihalelerin kendisinden bırakılacağını söylediği, mağdur ...'nün de sanığa inanıp toplam 40.000,00 TL parayı elden ve banka aracılığıyla sanığa verdiği, bir süre beklediği ancak sonuç çıkmaması üzerine Sağlık Bakanlığında görevli Dr. ... ile görüştüğü, sanığın kendisine verdiği belgeleri bakanlık görevlilerine teslim ettiği, bu arada sanığın kendisini sorumluluktan kurtarmak amacıyla katılandan aldığı paraları peyderpey mağdura iade ettiği, bu nedenle mağdurun şikâyetçi olmadığı, c)Sanığın, güvenlik sistemleri toptancısı olan mağdur ...'in ...'daki bir bayisine ulaştığı, bakanlık ambulanslarında kullanılmak üzere 5.000,00 güvenlik kamerası alınacağı bu alımların bölümler halinde yapılacağı ve teknik şartname hazırlamasını istediği, bayinin de sanığı mağdur ...'e yönlendirdiği, mağdur ...'un önce sanığa inanıp şartname hazırladığı, sanığın daha sonra mağdur ...'dan ihale komisyonu üyelerine dağıtılmak üzere 60.000,00 TL istediği, mağdurun şüphelenip araştırma yapması üzerine gerçekte böyle bir alımın olmadığını öğrendiği, bunun üzerine sanık ile irtibatını kestiği, karşılığında sanığa herhangi bir para vermediği, sanığın bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir. 2. Sanık, katılan ...'tan 30.000,00 TL aldığını, aldığı parayı kısmen iade ettiğini, mağdur ...'e ihale konusunda bilgi vermediğini, mağdur ...'dan para almadığını beyanla atılı suçları kabul etmemiştir. 3. Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi' durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda; sanığın farklı zamanlarda mağdurlarla görüşerek her birine yönelik ayrı ayrı hileli hareketleri ile menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında mağdur sayısınca dolandırıcılık suçunun oluştuğu, buna göre sanığın, 20.03.2013 tarihli ... Denetim Hizmetleri Başkanlığının 20.03.2013 tarihli raporuna göre, katılan ...'tan ihale için teminat yatırması gerektiğini söyleyerek 17.000,00 TL aldığı, iki üç hafta geçtikten sonra bu kez ihale için kesin teminat yatırması gerektiğini söyleyerek 20.000,00 TL daha aldığı bu nedenle katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle zincirleme şekilde dolandırıcılık; mağdur ...'den 40.000,00 TL haksız menfaat temin ettiğinden, mağdur ...'ye yönelik eylemi nedeniyle dolandırıcılık; mağdur ...'den talep ettiği 60.000,00 TL'nin, mağdur ...'un şüphelenmesi sebebiyle ödenmediğinden, mağdur ...'e yönelik eylemi nedeniyle teşebbüs aşamasında kalmış dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ile dolandırıcılık suçundan tek bir hüküm kurulup gerekçe belirtmeksizin ve somut olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaştırma bürosunca sadece katılan ... yönünden uzlaştırma usulünün uygulandığı, mağdurlar ... ve ... yönünden uzlaştırma usulünün uygulanmadığı anlaşılmakla, mağdurlar ... ve ...'e yönelik uzlaştırma işlemleri de yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle hüküm de hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/122 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla