Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/5488 E. , 2024/10101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4926 Değişik iş SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ka
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/5488 E. , 2024/10101 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/4926 Değişik iş SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.07.2022 tarihli ve 2022/42851 Soruşturma, 2022/25861 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.12.2022 tarihli ve 2022/4926 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 30.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/16040 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98913 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98913 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ... Ltd. isimli şirketin ticari faaliyeti kapsamında şüpheliler ile "Captaın Omar" isimli geminin kiralanması hususunda yapılan anlaşma üzerine müşteki tarafından şüphelilerin bildirdikleri banka hesabına gemi kira, yakıt ve sözleşme bedeli olarak toplam 149.350,00 USD ödenmesine rağmen bahse konu geminin müştekiye tesliminin gerçekleştirilmeyerek müştekinin oyalandığı gibi, anılan geminin sözleşme konusu dönemde müşteki haricinde üçüncü bir kişiye kiralanması hususunda şüpheliler tarafından görüşmeler yapıldığı, bu itibarla şüphelilerin hileli hareketlerle müştekiyi dolandırarak haksız menfaat temin ettikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheliler ile araştırma sonucu tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması, müştekilerle şüpheliler arasındaki para alışverişine ve sözleşme yapılmasına ilişkin dosyaya örnekleri ibraz edilen yabancı dilde hazırlanmış ve müşteki tarafından tercüme ettirilmiş belge suretleri (mail, yazışma, fatura, para havale başvurusu vs. belgeler) ile olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Mısır'da denizcilik alanında faaliyet gösteren şikâyetçi şirket ... Ltd.'nin ticari faaliyeti kapsamında .... Ltd.'nin donatanı olduğu Palau bandralı ... isimli gemiyi kiralamak istediğinin, donatan şirketin brokeri olarak da ZZ Maritime Şirketi ile yapılan görüşmeler neticesinde 30 günlük kiralama bedeli ve yakıt ücreti olarak 149.350,00 USD'nin ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığının, kararlaştırılan ücret Türkiye'de faaliyet gösteren ... Denizcilik Lojistik Akaryakıt Otomotiv Yapı Malzemeleri İthalat İhracat Ltd. Şti.'ye ait banka hesabına gönderildiği halde geminin belirlenen tarihte şikâyetçi şirkete teslim edilmediğinin ve yapılan araştırmalarda geminin şikâyetçi şirket adına kiralandığı tarihlerde kiralamaya uygun olduğuna yönelik üçüncü kişiler ile de görüşmeler yapıldığının belirlendiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle ... Denizcilik Lojistik Akaryakıt Otomotiv Yapı Malzemeleri İthalat İhracat Ltd. Şti.'nin yetkilisi/yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, bu şirkete ait banka hesap hareketlerinin celp edilmesi, kiralama konusu gemi ile ilgili Türkiye'deki kayıtların ilgili birimlerden getirtilmesi, geminin donatanı olduğu bildirilen ve brokerlık faaliyetlerini yürüten şirketlerin Türkiye'de temsilciliklerinin bulunup bulunmadığının araştırılması, şikâyetçi şirket ile şüpheliler arasındaki görüşmelerin yürütüldüğü mail adresleri tespit edilerek bu adreslere giriş yapan bilgisayarların IP bilgilerinin tespit edilmesi, suça konu sahteliği iddia olunan belge asıllarının şikâyetçi şirket vekilinden de sorulmak suretiyle temin edilmeye çalışılması, taraflar arasındaki recap/sözleşme ve diğer ilgili belgelerin tamamı dosyaya eklenerek yabancı dildeki belgelerin tercümelerinin yaptırılması, olayla ilgili hukuk davası açılıp açılmadığının araştırılması, açılmış olduğunun belirlenmesi halinde bu dosyanın getirtilerek incelenmesi ve soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...dilekçede anlatılan olayın mahiyetine göre yapılan değerlendirme de, işin özel hukuk hükümlerine göre halli gereken bir mesele olup, müşteki tarafından hukuk mahkemelerinde dava açılıp, tedbir istenmesinin mümkün bulunduğu, Cumhuriyet Başsavcılığımızın sözleşmeye dayalı bir ihtilaf nedeni ile tarafların banka hesaplarını tespit ve el koyma işlemi yapmasının hukuken mümkün bulunmadığı gibi varlığı kabul edildiği takdirde atılı suçların yurt dışında işlenmiş sayılması gerektiği, buna göre de 5237 S.Yasanın 11/1 maddesindeki şartların gerçekleşmediği,bu nedenle soruşturma yapılamayacağı anlaşılmakla..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 30.12.2022 tarihli ve 2022/4926 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.