Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2023/6729 E. , 2024/652 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/12 E., 2020/208 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2023/6729 E. , 2024/652 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/12 E., 2020/208 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Merzifon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2019/12 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.10.2023 tarihli ve 2021/11189 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115586 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115586 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Her ne kadar, katılan ve sanık ile yapılan uzlaştırma görüşmeleri neticesinde taraflar arasında edimli uzlaşma sağlanarak edimin ileri bir tarihe bırakılması nedeniyle Mahkemece sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 254/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş ise de, katılan ...'in sanık tarafından taahhüt edilen edim tarihinden sonra 09/09/2020 tarihli celsede alınan ifadesinde sanığın edimini yerine getirmediğine yönelik beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sonucu bakımından anılan hususun kanun yararına bozma nedeni yapılmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; sanığın, inceleme dışı sanıklarla iştirak halinde hareket etmek suretiyle katılana ait 21 adet koyunu 30.000,00 Türk lirası karşılığında satın alacakları konusunda aldatıp, koyunları teslim aldıkları halde bedelini ödemeyerek haksız yarar sağladığının iddia ve kabul edildiği olayda, her ne kadar Merzifon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/12/2020 tarihli kararında atılı suçun uzlaşma kapsamında kalmadığı kabul edilmesine karşın, dosyanın Uzlaştırma Bürosuna gönderilerek uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan sanık ile yapıldığı anlaşılmış ise de; Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 29/1. maddesinde yer alan, "Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 09/01/2023 tarihli ve 2022/1374 esas, 2023/20 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığa isnat olunan eylemin 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve bu suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu, aynı Kanun'un 158. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin suçun nitelikli hali olmayıp artırım sebebi olduğu ve bu artırım maddesinin uygulanmasının, atılı suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı cihetle, Sanığın başka suçtan hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğu ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık için vasi atandığının belirlenmesi karşısında; atılı suçun uzlaştırma kapsamında bulunduğu ve sanık yönünden vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden, uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan sanık ile yapılmak suretiyle ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alınmış, aynı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise bu suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un Mahkeme tarafından uzlaştırma başlıklı 254 üncü maddesinde, "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.", aynı Kanun'un Birden çok failin bulunması halinde uzlaşma başlıklı 255 inci maddesinde ise; "Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır." hükümleri yer almaktadır. 3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, "Uzlaştırmacı; şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. " şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığa isnat olunan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğu, aynı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin suçun nitelikli hali olmayıp artırım sebebi olduğu ve bu artırım maddesinin uygulanmasının, atılı suçu uzlaşma kapsamından çıkarmayacağı; bununla birlikte, sanık ...'ın uzlaştırma görüşmelerinin yapıldığı süreçte başka suçtan hükümlü olarak Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu ve UYAP üzerinden yapılan incelemede, Turhal Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.12.2019 tarihli ve 2019/480 Esas, 2019/719 Karar sayılı kararıyla sanık için vasi atandığının belirlenmesi karşısında; vasi aracılığıyla uzlaştırma işlemlerinin yürütülmesi gerektiği gözetilmeden uzlaştırma görüşmelerinin doğrudan sanık ile yapılması Kanun'a aykırı olup kanun yararında bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Merzifon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2019/12 Esas, 2020/208 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.