İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/1005 Karar: 2026/565 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/1005 K.2026/565

11. Ceza Dairesi 2024/1005 E. , 2026/565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/130 E., 2023/241 K. SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Yapılan

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/1005 E. , 2026/565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/130 E., 2023/241 K. SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Yapılan

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/1005 E. , 2026/565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/130 E., 2023/241 K. SUÇLAR : Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma HÜKÜMLER : Beraat, Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1.Cumhuriyet savcısının sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde; Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımını, kesen son sebep olan mahkumiyet kararının verildiği 30.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Sanığın Nitelikli Dolandırıcılık ve Güveni Kötüye Kullanma suçlarından hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz başvurularının incelenmesinde; Sanık ... hakkında güveni kötüye kullanma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de, sanık ...'ın suç tarihinde, şikâyetçi ... adına, gerçeğe aykırı olarak tanzim edilmiş olan ve üzerine kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını kullanarak, ... ilçesinde faaliyette bulunan, işletmeciliğini katılan ...'in yaptığı ... isimli otele kalmak amacıyla giriş yaptığı, daha sonra katılanın yanına gelerek “Hesabımda para var, fakat kartımı ATM'ye yutturdum, haftasonu olduğu için kartımı alamadım, parayı çekemiyorum, bana 200,00 TL borç verebilir misin, pazartesi saat 10:00'da sana vereyim” dediği, katılanın da sanığa inanarak 200,00 TL para verdiği, akabinde sanığın telefonunun bozuk olduğunu, telefonunun tamircide olduğunu, nasıl irtibat kuracaklarını söyleyerek telefonunu istediği, katılanın da ... marka cep telefonunu kullanması için sanığa verdiği, sanığın 19.10.2015 günü sabah erken saatlerde eşyalarını da alarak otelden ayrılıp bir daha geri dönmediği, sanığın savunmasında da bu durumu kabul ettiği dikkate alındığında, bu hali ile eylemin kül halinde 5237 sayılı Kanun’un 158/1-d maddesinde tanımlanan kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve sanığın aynı katılana karşı farklı zamanlarda birden fazla eylemi gerçekleştirmiş olması da gözönüne alınarak zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezalandırılması cihetine gidilmesi gerekirken, her iki suçtan ayrı ayrı hükümler kurulmak suretiyle fazla ceza tayini, Kabule göre de; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamda, 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ve hakkında 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen "ikinci kez tekerrür" hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının korunmasına 14.01.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçlarından hüküm kurulmuştur. Olayda sanık, şikâyetçi adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanıyla girdiği otelde işletmeciden 'kartımı ATM yuttu' bahanesiyle 200 TL borç almış, ardından cep telefonunu da alarak sabah erken saatte otelden ayrılmıştır. Cumhuriyet savcısı ve sanık hükümleri temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Resmi belgede sahtecilik suçunda TCK'nın 66/1-e maddesindeki olağan dava zamanaşımı dolduğundan kamu davasının düşmesine karar verilmelidir (CMK 223/8). Sanığın aynı katılana karşı sahte kimlik kullanarak gerçekleştirdiği eylemler bir bütün halinde TCK'nın 158/1-d maddesindeki kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturur; farklı zamanlardaki birden fazla eylem nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanmalı, ayrı ayrı hüküm kurulmamalıdır. Ayrıca tekerrüre esas ilamdaki TCK 58 uygulaması karşısında sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ve 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinin gözetilmesi gerekir.

Uygulama Sonucu: Resmi belgede sahtecilik yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine; nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma yönünden ise hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir (1412 sayılı CMUK 321; kazanılmış hakların korunması, CMUK 326/son).

Dava Strateji Notu: Uzun süren dosyalarda resmi belgede sahtecilik gibi suçlarda zamanaşımı (TCK 66) mutlaka takip edilmelidir. Ayrıca aynı katılana karşı sahte kimlikle gerçekleştirilen borç alma ve eşya alma eylemlerinin ayrı suçlar yerine tek bir zincirleme dolandırıcılık olarak nitelendirilmesi lehe sonuç doğurur; savunma birden fazla hükmün birleştirilmesini talep etmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla