İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/996 Karar: 2024/15192 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/996 K.2024/15192

11. Ceza Dairesi 2024/996 E. , 2024/15192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2023/338 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca ta

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/996 E. , 2024/15192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2023/338 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca ta

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/996 E. , 2024/15192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2023/338 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsil edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Ret, kısmi onama Sanık ... hakkında 18.01.2012 tarihli ve 2006/240 Esas, 2012/18 Karar sayı ile ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan ''mahkûmiyet'' hükmünün, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.09.2013 tarih ve 3186-12917 sayılı ilamı ile bozulmasından sonra bozma üzerine yeniden yapılan yargılamada herhangi bir karar verilmemiş ise de; zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. A. Sanıklar ... ve ... hakkında ''Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla' nitelikli dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan ... .. A.Ş. Vekilinin ve şikayetçi .. .. Başkanlığı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde; Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2012 tarihli ve 2006/240 Esas 2012/18 Karar sayılı dosyasında sanıklar ... ve ... hakkında banka veya kredi kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı halde bu hususta herhangi bir karar verilmediği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18. 12.2019 tarihli ve ve 2850-15157 sayılı ilamı ile hükmün bozulması üzerine sanıklar hakkında ilk kez bu suçtan hükümler kurulduğu bu sebeple ; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, hakkında temyiz talebinde bulunulan başlıkta belirtilen hükümlerin daha önce Yargıtay incelemesinden geçmediğinin anlaşılması karşısında, incelemeye konu kararın kanun yolu bakımından istinafa tabi olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin istinaf merciince yapılması gerektiğinden, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Şikayetçi Gelir İdaresi Başkanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık ve sanık ... üzerine atılı sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçi .. .. Başkanlığı’nın davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi, usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden hareketle; şikayetçi vekilinin mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan , sanık ... hakkında ise özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz eden .. .. A.Ş vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'in üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair delil bulunmadığı; sanık ...'in üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden ise sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre 15.09.2023 tarihinde öldüğü belirlendiğinden sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden beraate ve düşmeye ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla