İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/2138 Karar: 2024/11937 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2138 K.2024/11937

11. Ceza Dairesi 2024/2138 E. , 2024/11937 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2023 tarihli ve 2023/32453 Soruşturma, 2023/27599 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/2138 E. , 2024/11937 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2023 tarihli ve 2023/32453 Soruşturma, 2023/27599 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/2138 E. , 2024/11937 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2023 tarihli ve 2023/32453 Soruşturma, 2023/27599 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.07.2023 tarihli ve 2023/3353 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.07.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.01.2024 tarihli ve 2023/24011 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9296 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.02.2024 tarihli ve KYB-2024/9296 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 03/02/2023 tarihli şikayet dilekçesinde; müvekkilinin Çeliksan Sementasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde 1/2 hissesinin bulunduğu, anılan şirketin diğer 1/2 hissesinin müvekkilinin kardeşi şüpheli ...'a ait olduğu, 25/09/2013 tarihi itibariyle şüpheli ...'ın 10 yıl süre ile şirket müdürü seçildiği, seçildikten sonra şirket adına kayıtlı olan İstanbul ili Eyüpsultan İlçesi 409 ada 13 parsel sayılı taşınmazı, değerinin çok altında satmak suretiyle şirketi zarara uğrattığının iddia edildiği olayda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, atılı eylem ve işlemlerin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüphelilerin beyanının dahi tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, müşteki ve şüphelilerin ifadesinin alınması, söz konusu taşınmaza ilişkin bedel araştırması yapılması ve taşınmazın devredildiği kişinin bilgi sahibi sıfatıyla beyanın alınması, bahse konu taşınmaza ilişkin sözleşme, vekaletname vs. ilgili tüm belgelerin temin edilmesi ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin 1/2 oranında hissesinin bulunduğu Çeliksan Sementasyon San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, şirkete ait taşınmazı devrettiğinin, devir bedelinin piyasa değerinin çok altında olduğunun, taşınmazın kısa süre içinde el değiştirdiğinin, bu şekilde şüphelilerin fikir ve eylem birlikteliği ile hareket ederek haksız çıkar sağlayıp şirketin içini boşalttıklarının iddia olunması karşısında; şüpheli ... ile şikayete konu taşınmazı devralan ... ve ...'ın ifadelerine başvurulması, ticaret sicil kayıtlarının celbi ile şirket yetkilisi ve ortaklarının belirlenmesi, devre ilişkin evrakların ve tapu kayıtlarının temin edilerek incelenmesi, satış bedelinin ne kadar olduğuna ilişkin belgelerin, şirkete ait banka hesap hareketleri ile defter, belge ve kayıtların getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, şirketin zarara uğrayıp uğramadığının, uğramış ise miktarının tespit edilmesi, sonucuna göre atılı suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...müşteki vekilinin şikayetine konu olayın şirket iç işleyişine yönelik olduğu, şirketin münferiden yetkilisi olan şüpheli Barbaros'un yetkisi dahilinde şirket adına satış işlemini yaptığı, satış işleminde bedele yönelik itirazın da şirket iç işleyişi doğrultusunda genel kurul veya kayyum atanması yoluyla yapılabileceği, müşteki vekilinin satışın iptali için tapu iptali davası açabileceği, bu haliyle müşteki vekilinin şikayetinin hukuk mahkemelerince çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğu, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 10.07.2023 tarihli ve 2023/3353 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla