Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2477 E. , 2024/11659 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz is
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2477 E. , 2024/11659 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden; Sanığa yüklenen ''Resmi belgede sahtecilik'' suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 02.04.2015 tarihli sanığın sorgusundan inceleme gününe kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekililerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, 2. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden; Sanık hakkında bankaca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan suça iştirak ettiğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; sahte oluşturulan dört adet bonoya istinaden kullanılan usulsüz kredi sebebiyle görülmekte olan üç ayrı yargılama dosyasının bulunduğu, bu yargılama dosyalarından birinin sanık ... hakkında olduğu, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.02.2016 tarihli ve 2016/55 Esas, 2016/41 sayılı dosyasında bu sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, diğer yargılama dosyasının ise ... hakkında olup İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 17.12.2015 tarihli ve 2015/276 Esas, 2015/406 sayılı dosyasında sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verildiği, ancak yargılamaya kredi çekilen bankanın dahil edilmediği gibi hükmünde mağdur bankaya tebliğ edilmediği, bu nedenle bahse konu hükümde gerekçeli kararın muhatap bankaya tebliğ edilmesi hususunda tevdi kararı yazıldığı, inceleme konusu bu dosyada da sanığın kayınbiraderi olan ...'ın Simena Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi olduğu, sanığın da bu şirketle ortaklığının bulunduğu, şirketin gerçek sahibi ...'ın arkadaşı olan ...'ın yasal unsurları haiz her biri 12.500,00 TL tutarlı, 23.07.2012 tanzim tarihli, 05.01.2013, 12.01.2013, 19.01.2013 ve 22.01.2013 vade tarihli dört adet bonoyu çalışanı ...'ı borçlu, sanık ...'ı da alacaklı göstererek düzenlediği, kredi çekmesi için düzenlediği bu bonoları ...'ın ...'a verdiğini açıkça ikrar ettiği, sahte oluşturulan bonolarda alacaklı gözüken ...'ın ... ve ...'ın çalışanı olup adına sahte bono tanzim edilen ... ile herhangi bir borç alacak ya da hukuki ilişkisinin bulunmamasına rağmen sahte oluşturulan bonoları ciro ederek Vakıflar Bankası Artrium Şubesinden kredi tahsisinde kullandığı, dolayısıyla sanık ...'ın usulsüz kredi çekilmesi ve bu amaçla sahte bono düzenlenmesi suçlarına iştirak ettiği, kredinin de şirket adına çekildiğinin iddia edilmesi ve yargılama dosyası arasında denetime imkan verecek şekilde bankadan çekilen krediye ilişkin belgelerin bulunmadığının da anlaşılması karşısında; öncelikle kredi kullanılan bankadan kredi kullanımına ilişkin sözleşmelerin istenilerek kredinin şirket adına kullanılıp kullanılmadığı, şayet kredi şirket adına kullanılmış ise kredi kullanan şirketin ticaret siciline kayıtlı gerçek şirket olup olmadığı da tespit edildikten sonra gerçekte var olan bir şirket adına sahte bonolarla usulsüz kredi kullandığının belirlenmesi halinde sanığın eyleminin TCK'nın 158/1-h ve j bentlerine temas edeceği de dikkate alınarak sanığa CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek belirtilen eksik hususun ikmalinden sonra sanığın adına kredi kullanılan şirket yönünden de hukuki durumu değerlendirilerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyeti yerine hatalı şekilde beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.