Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/2992 E. , 2024/14617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5084 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Körfez Cumhuriyet Başsavc
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/2992 E. , 2024/14617 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/5084 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.08.2023 tarihli ve 2023/2963 Soruşturma, 2023/2863 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/5084 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.09.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.03.2024 tarihli ve 2024/2023 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35626 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35626 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, şüpheli Servet'in, müştekinin internet üzerinden satılık araç ilanı vermesi üzerine müştekiyi telefonla arayıp aracı satın almak istediğini söylediği, daha sonra müştekinin galericilik yaptığını söyleyen şüpheli Servet'in işyerine gidip, aracın 375.000,00 Türk lirası bedelle satışı konusunda tarafların anlaştıkları, aracın satışı karşılığında şüpheli Servet'in müştekiye 18/12/2022 vade tarihli ve 340.000,00 Türk lirası bedelli senet vererek noterden aracın devrini şüpheli Aykut'a yapılmasını sağladığı ve müştekiye elden 30.000,00 Türk lirası ödeme yaptığı, geri kalan bedeli ise uzunca bir süre ödememesi üzerine müştekiye 25.000,00 Türk lirası daha ödemesine karşın, şüphelilerin bakiye bedeli ödemeyerek haksız yarar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Şüpheli Aykut'un 12/07/2023 tarihli ifadesinden de anlaşıldığı üzere, şikayete konu aracın müşteki tarafından şüpheli Aykut'a devredilmesi üzerine adı geçen şüphelinin de kısa süre içerisinde bu aracı başkasına devrettiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin tespiti bakımından; şikayete konu aracın belirtilen dönemlerdeki trafik tescil kayıtlarının getirtilerek, şüpheli Aykut tarafından dosyaya sunulan 18/11/2022 tarihli banka dekontunda gönderici olarak ismi geçen Mustafa Gürses isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, adı geçenin tanık sıfatıyla ifadesinin alınması, şüphelilerin aynı yöntemle başkalarını da dolandırdıklarının iddia edildiği dikkate alınarak, şüpheliler haklarında benzer soruşturma veya kovuşturma dosyaları varsa araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesi ile toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, kendisine ait 06 (...) (..) plaka sayılı otomobili satmak amacıyla internette ilan verdiğinin, aynı zamanda da aracını İzmit İkinci El Oto Pazarına götürdüğünün, Hüseyin isimli açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişinin burada yanına gelerek aracı satın almak istediğinin, fakat fiyatta anlaşamadıklarının, bir süre sonra kendisini telefonla arayarak galerici olduğunu söyleyen şüpheli ...'ın araca talip olduğunun, şikâyetçinin aracı ile birlikte bu şüphelinin iş yerine gittiğinin, lüks araçlar bulunan iş yerinde şüphelinin konuşmaları ile şikâyetçide güven telkin etmesi üzerine aracın 375.000,00 TL bedelle satışı hususunda anlaştıklarının, Körfez 1. Noterliğinin 17.11.2022 tarihli ve 16135 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi ile aracın diğer şüpheli ...'e satıldığının, şüpheli ...'ın araç bedelinin 30.000,00 TL'lik kısmını elden nakit olarak verdiğinin, 340.000,00 TL için ise kendi adına bono düzenlediğinin, şüpheliye ait iş yerinde şikâyetçinin daha önce aracını satın almak isteyen Hüseyin isimli kişiyle de karşılaştığının, ancak bu kişinin daha önce tanıştıklarını kabul etmediğinin, devamında şikâyetçinin ısrarı üzerine 25.000,00 TL daha banka yoluyla ödeme yapıldıktan sonra şüphelilerin iş yerini kapatarak ortadan kaybolduklarının, şüpheli ...'ın üzerinde çok sayıda haciz bulunması nedeniyle senede ilişkin icra takibinin de sonuçsuz kaldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; 0 545 (...) (..) (..) numaralı GSM hattını kullandığı bildirilen Hüseyin isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulması, şüpheliler ... ve ...'e ait GSM hatları ile bu numara arasındaki görüşmelerin tespiti amacıyla HTS kayıtlarının temin edilmesi, otomobili şüpheli ...'den satın aldığı belirtilen Mustafa Gürses'in açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili bilgisine başvurulması, şüpheli ... tarafından şikâyetçiye verilen bononun tahsiline yönelik Körfez İcra Müdürlüğünün 2023/24 sayılı icra dosyasının akıbetinin araştırılması, şüpheli ...'ın suç tarihinde gerçekten galericilik işiyle uğraşıp uğraşmadığının belirlenmesi bakımından Vergi Dairesi, Belediye, Ticaret Sicil Müdürlüğü..vb kurumlar nezdinde gerekli araştırmalar yapılarak, şüphelilerin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediklerinin ortaya konulması, şüpheliler hakkında benzer eylemlerine ilişkin başkaca soruşturma/ceza dava dosyaları bulunup bulunmadığı belirlenerek bu dosyaların getirtilip incelenmesi, soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...şikayetçinin sunduğu deliller ile anlatımından, soruşturmaya konu olayın hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı, müştekinin, şüpheli ile aralarındaki hukuki ilişkiden meydana gelen zararının tazmini ve diğer talepleri ile ilgili olarak hukuk mahkemesine ve diğer yasal yollara müracaat hakkının bulunduğu, bu itibarla mevcut olayda herhangi bir suç işlendiğine ilişkin kamu davasının açılmasına yeterli delil bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kocaeli 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/5084 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.