Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/3714 E. , 2024/12611 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan nüfus kayıt örneğine göre hükümleri temyizinden sonra, 20.08.2021 tarihinde vefat ettiği belirlenerek Yargıtay 11. Ceza dairesinin,
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/3714 E. , 2024/12611 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Katılan ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan nüfus kayıt örneğine göre hükümleri temyizinden sonra, 20.08.2021 tarihinde vefat ettiği belirlenerek Yargıtay 11. Ceza dairesinin, 24.04.2024 tarihli ve 2021/32284 Esas ve 2024/5371 Karar sayılı tevdi kararı üzerine inceleme konusu gerekçeli kararın, katılanın yasal mirasçılarına tebliğ edildiği ancak temyiz etmedikleri anlaşılmakla temyiz incelemesi, sanığın temyiz sebepleri yönünden yapılmıştır. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin. 24.01.2008 tarihli ve 2004/220 Esas 2008/31 Karar sayılı ilâmına konu 5237 sayılı TCK'nın 157/1 maddesi kapsamında yer alan dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bahse konu ilâm yönünden uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip verilmeyeceği ve Mahkeme hükmünde tekerrüre esas ilâma konu cezanın 2 yıl 9 ay olarak belirtilmesine rağmen bu hususun cezaların içtimaı yöntemiyle infaz aşamasına ilişkin olduğu, tekerrüre esas alınan ilâmda 3 ayrı mağdura karşı gerçekleştirilen ayrı dolandırıcılık suçları için 3 ayrı hüküm kurulmakla en ağırı olan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin hükmün tekerrür uygulamasında dikkate alınması gerekeceği infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı TCK'nın 204/1 maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e hükmü gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin inceleme konusu 28.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu gözetilerek yapılan incelemede hüküm tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı süresi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten mahkum edilmiş; tekerrüre esas alınan önceki dolandırıcılık ilamı sonradan uzlaştırma kapsamına alınmış, ayrıca katılan hükümleri temyizinden sonra vefat etmiştir.
Hukuki İlke: Tekerrüre esas ilamın sonradan uzlaştırma kapsamına alınıp uyarlama yapılıp yapılmadığı ile mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulaması infaz aşamasında gözetilebilir, bozma sebebi değildir; TCK 204/1 resmi belgede sahtecilikte TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı dolmuştur.
Uygulama Sonucu: onama ve bozma-düşme
Dava Strateji Notu: Tekerrür, hak yoksunlukları ve adli para cezasının hapse çevrilmesi gibi hususlardaki hatalar çoğunlukla infaz aşamasında giderilebilir nitelikte sayılıp bozma sebebi yapılmaz; asıl temyiz kozu sahtecilikte zamanaşımıdır.