Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/3892 E. , 2024/15813 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/90 E., 2015/198 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/3892 E. , 2024/15813 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/90 E., 2015/198 K. SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması Sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın sorgusunda beyan ettiği bilinen son adresi yerine farklı bir adrese tebliğ edilmesine ilişkin işlemin usulsüz olduğu, Sanık ...'ın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararı öncelikle MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu 21/2. maddesine göre tebliğe çıkartılması gerekirken doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesine ilişkin işlemin usulsüz olduğu, Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin; temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, usulsüz tebliğ işlemleri nedeniyle öğrenme üzerine yapılan temyizlerin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Sanıklar hakkında banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişiklik ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezalarının kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.11.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu itibarla sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Banka/kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten yargılanan sanıklar hakkında mahkumiyet ile bir suç yönünden HAGB verilmiş; gerekçeli kararlar sanıklara hatalı adres ve doğrudan Teb.K. 35 ile tebliğ edilmiştir.
Hukuki İlke: CMK 231/5 uyarınca verilen HAGB kararı 231/12 gereği temyize değil itiraza tabidir; kanun yolunda yanılma CMK 264/1 gereği hak kaybına yol açmaz. Mahkumiyet hükümleri hukuka uygunsa onanır. Sahtecilikte TCK 204/1'e göre TCK 66/1-e uyarınca 8 yıllık olağan zamanaşımı son mahkumiyet tarihinden dolmuşsa CMK 223/8 uyarınca düşme verilir.
Uygulama Sonucu: onama
Dava Strateji Notu: HAGB kararına karşı sehven temyiz edilse dahi CMK 264/1 hak kaybını önler ve dosya itiraz merciine yönlendirilir; aynı dosyadaki farklı suçlar için temyiz-itiraz ayrımı ve her suçun ayrı zamanaşımı hesabı ayrı ayrı yapılmalıdır.