İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4012 Karar: 2024/11111 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4012 K.2024/11111

11. Ceza Dairesi 2024/4012 E. , 2024/11111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/392 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır C

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4012 E. , 2024/11111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/392 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır C

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4012 E. , 2024/11111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/392 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli ve 2023/1378 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.01.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/5484 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58409 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58409 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/01/2024 tarihli kararında yer alan, " Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2021 tarih ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, hükümlüye yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçu için TCK'nın 158/1-f maddesinde dört yıldan on yıla kadar hapis cezası yaptırımının öngörüldüğü, TCK'nın 158/3.maddesi uyarınca ise herhangi takdir hakkına yer vermeksizin atılı suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında arttırılacağının hükme bağlandığı, buna göre hükümlünün suçunun sübutu halinde hükümlüye hükmedilebilecek temel hapis cezasının beş yıldan fazla olacağı dikkate alındığında hükümlüye istemi aranmaksızın CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca müdafii atanması gerektiği, bu halde istinaf edilmeden kesinleşen hüküm ile ilgili hükümlünün 23/10/2023 ve 27/11/2023 tarihli dilekçelerinin içeriklerine göre ileri sürdüğü hukuka aykırılık iddialarının kanun yararına bozma yolunda değerlendirilebileceği" şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verildiği nazara alındığında, Somut olayda, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2022 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son maddesi uyarınca cezalandırılmasına, şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'nun 158/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, temel hapis cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olmaması nedeniyle hükümlüye istemi aranmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca müdafii atanmasının zorunlu olmadığı cihetle, mercii kararınındaki değerlendirmenin bu yönüyle isabetli olmadığı gözetilerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” şeklindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği nazara alındığında, somut olayda mahkûmiyet hükmünü veren heyette üye olarak bulunan Hâkim Hale Didem Badak'ın yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendiremeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii başlıklı 318 inci maddesinin birinci fıkrası; "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un yargılamaya katılamayacak hâkim başlıklı 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında; "Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev yapan hâkim, aynı işte görev alamaz." hükmü yer almakta olup, aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin, yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Kanun koyucunun amacı ve adil yargılanma ilkesi gereğince, bu hükmün geniş yorumlanması, yargılama yapan mahkemede yer alan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına da katılamayacağının kabul edilmesi gerekir. 3. Mevcut düzenlemeler karşısında; ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda, önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği anlaşılmıştır. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/392 Karar sayılı mahkûmiyet kararını veren heyette yer alan üye hakim Hale Didem Badak'ın (214956), hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 06.11.2023 tarihli ve 2020/179 Esas, 2022/392 Karar sayılı ek kararını veren heyette de yer aldığı anlaşılmakla; itirazın bu gerekçe ile kabul edilmesi gerekirken, Mahkemesince şartları oluşmadığından 5237 TCK'nın 158/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği de gözetilmeksizin, "...hükümlüye istemi aranmaksızın müdafii atanmasının gerektiği..." şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli ve 2023/1378 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Nitelikli dolandırıcılıktan hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiş; ret kararını veren heyette, ilk mahkumiyet kararını da veren üye hakim yer almıştır. İtiraz merci farklı bir gerekçeyle itirazı kabul etmiştir.

Hukuki İlke: CMK 318/1 uyarınca yenileme istemi hükmü veren mahkemeye sunulsa da, CMK 23/3'teki 'önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz' kuralı adil yargılanma hakkı gereği geniş yorumlanır; ilk hükmü veren hakim, yenileme talebinin kabule değer olup olmadığına dair kararda da yer alamaz.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma

Dava Strateji Notu: Yargılamanın yenilenmesi talebini, ilk mahkumiyet kararını veren hakimin incelemesi başlı başına bozma sebebidir; yenileme dosyalarında karar veren heyetin bileşimi kontrol edilmeli, önceki hakimin varlığı tarafsızlık ihlali olarak ileri sürülmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla