Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4043 E. , 2025/1972 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1519 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Erteli cezanın aynen infazı talebinin reddi kararına yönelik
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4043 E. , 2025/1972 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1519 Değişik İş HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Erteli cezanın aynen infazı talebinin reddi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2011 tarihli ve 2010/155 Esas, 2011/22 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/834 Esas, 2015/1762 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı üzerine, 21.05.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2020/387 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararıyla trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan basit yargılama usulü uygulanarak 5237 sayılı Kanun'un 179/3. maddesi atfıyla 179/2, 62 ve 58. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3 maddesi uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeden 26.04.2022 tarihinde kesinleştiğinden bahisle hükümlünün denetim süresi içerisinde suç işlediğine yönelik ihbar sonrası, İstanbul İnfaz Hakimliğinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/22011 Esas, 2022/22423 Karar sayılı kararıyla erteli cezanın aynen infazı talebinin reddine hükmedildiği, Cumhuriyet savcısının bu karara yönelik itirazı üzerine merci İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli ve 2022/1519 Değişik İş sayılı itirazın reddine dair kararının, 5271 sayılı Kanun'un 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.11.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2022/32411 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/60028 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/60028 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 1. İnfaz Hâkimliğinin 02/11/2022 tarihli kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 14/07/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, sanığın 14/07/2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu hakkında basit yargılama usulü uygulandığı, basit yargılama usulünün istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği için sanık hakkında usuli güvence doğurmadığından bahisle aynen infaz talebinin reddine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 51/7. maddesinde yer alan "Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." şeklindeki açık düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde suç işleyen sanık hakkında ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, itirazın bu sebeple kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5237 sayılı Kanun‘un "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51. maddesi; "(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, Gerekir. ... (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. ... (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Dosya kapsamına göre; İstanbul İnfaz Hakimliğinin 02.11.2022 tarihli ve 2022/22011 Esas, 2022/22423 Karar sayılı kararıyla, hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2020/387 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararına konu trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçuna ilişkin olarak, "...basit yargılama usulü ile karar verilip bu karara yönelik istinaf ve temyiz yoluna başvurma imkanının bulunmayıp bunun kişi için güvenceli olmaması; yeni suçta basit yargılama usulünün uygulanmış olması gereğince koşullu salıverilmenin geri alınması ile basit yargılama usulü hükümlerinin birlikte göz önünde bulundurulması gerekip basit yargılama usulünün kabule bağlı bir mahkumiyet hükmünü getirmesine rağmen bu kabul içerisinde koşullu salıverilmenin geri alınması da bulunmadığı ve bunun kişi için hukuk güvenliği ilkesine aykırı olduğu..." gerekçesiyle aynen infaz talebinin reddine karar verilmiştir. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında, hükümlünün hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 10 ay hapis cezasına mahkûmiyetine ilişkin İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2011 tarihli ve 2010/155 Esas, 2011/22 Karar sayılı kararının hükümlü tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/834 Esas, 2015/1762 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile 21.05.2015 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu kasıtlı yeni suçun ise denetim süresi içerisinde 14.07.2015 tarihinde işlendiği ve anılan dosya kapsamında basit yargılama usûlünün uygulanmış olmasının hükmün aynen infazına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli ve 2022/1519 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.