Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4051 E. , 2025/964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3821 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsa
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4051 E. , 2025/964 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/3821 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Kemer Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2023 tarihli ve 2022/6186 Soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.09.2023 tarihli ve 2023/3821 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.09.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 2024/633 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/76986 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.07.2024 tarihli ve KYB-2024/76986 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği, Dosya kapsamına göre, müştekiler ... ve ...'ın kardeş oldukları ve Kemer İlçesinde otel işlettikleri, otele müşteri olarak gelen şüpheli ... isimli şahısla tanıştıkları, anılan şüphelinin kendilerine bir tanıdığının devlete ait arazilerin kiralanması işiyle uğraştığını, bu kişinin Afrin gazisi olduğunu ve Akdeniz Ege Gaziler derneğinin sorumlusu olduğunu, teşkilat içerisinde görevli olduğunu beyan ettiğini, müştekilerin de kiralama işine sıcak baktıklarını şüpheliye bildirdiklerini ve daha sonra Fethiye'ye gittiklerini, şüpheli ... ile buluştuklarını ve anılan şüphelinin beyanında geçen şüpheli ... ile tanıştıklarını, akabinde birlikte kiralanacak arazileri gezdiklerini ve anlaşma karşılığında toplam 682.230,00 Türk lirası ödeme yaptıklarını, bu ödemelerin bir kısmını şüpheli ... adına kayıtlı banka hesabına havale olarak, bir kısmını da yine şüphelinin yönlendirmesi ile şüpheli ...'un banka hesabına havale yaptıklarını, ödemeyi yaptıktan sonra şüpheli ...'in kendilerine işlemlere başlandığını söylediğini, uzun bir süre işlemlerin sonuçlanmaması nedeniyle durumdan şüphelendiklerini ve yaptıkları araştırma neticesinde kendileri adına satış yada kiralamaya ilişkin herhangi bir işlemin başlamadığını öğrendiklerini beyan ederek şüpheliler hakkında şikâyetçi oldukları, Şüpheli .... aşamalarda alınan ifadesinde Fethiye Belediye Fen Lisesinde memur olarak çalıştığını, Muğla Bölgesi Şehit ve Gaziler Dernek Başkanlığı yaptığını, müştekiler ile şüpheli ... vasıtasıyla tanıştığını, müştekilerin kendisine arsa kiralamak istediklerini söylediğini, kendisininde yardımcı olabileceğini söylediğini, Afrin gazisi eski uzmançavuş olduğunu söylediğini ancak teşkilattan olduğunu söylemediğini, arazilerin kiralanması için kendisine gönderilen parayı kabul ettiğini, paranın bir kısmının kendi hesabına gönderildiğini, bir kısmınının da kendisinin memur olması nedeniyle hesap hareketlerinin yükselmemesi adına yeğeni ...'in arkadaşı olan şüpheli ...'a gönderilmesini söylediğini, gönderilen paranın bir kısmını masraflar için harcadığını, işe ilk olarak harita mühendisi olan ...'a çizim yaptırarak başladığını ve halen çizimlerin devam ettiğini, daha sonra hesabına bloke koyulduğunu öğrenmesi üzerine müştekiler ile görüşmek için müştekilerin işletmekte olduğu Kemer ilçesindeki otele gittiğini, kendisinin dolandırıcı olmadığını söylemesine rağmen, müştekilerin kendisini yere yatırarak zorla gönderdikleri paraları istediğini, burada müştekilere 310.000,00 ödeme yaptığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, Kemer Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde olayın hukukî ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekilerin beyanları karşısında, öncelikle soruşturma aşamasında beyanları alınmayan şüpheliler ... ve ... ile şüpheli ...'in beyanında geçen ...'ın beyanları alınarak, şüpheliler hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, şüpheli ...'in yapmış olduğu harcamalara ilişkin belgelerin de getirtilmesinin ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerden ... ve ... ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçilerin, şüphelilerden ... aracılığıyla şüpheli ... ile tanıştıklarının, şüphelinin Milli İstihbarat Teşkilatında görevli olduğunu, Afrin Gazisi, Ege-Akdeniz Gaziler Derneği sorumlusu ve İç İşleri Bakanının eski koruması olup, Bakanın yeğeninin kiralama işleri ile uğraştığını söyleyerek şikâyetçilerde güven telkin ettikten sonra, Hazineye ait bir kısım arazilerin turizm amaçlı kiralanması hususunda şikâyetçilere yardımcı olacağını belirtip, farklı zamanlarda toplamda 682.230,00 TL para aldığının, paranın bir bölümünün Milli Emlak Genel Müdürlüğünde Müdür Yardımcısı olduğunu belirttiği şüpheli ...'un hesabına gönderildiğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheliler ... ve ...'un ifadelerinin alınması, şüpheli ...'in savunması doğrultusunda ...'in açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek olayla ilgili bilgisine başvurulması, şüpheliler hakkında benzer eylemleri nedeniyle başkaca soruşturmalar bulunup bulunmadığının araştırılması, şüpheli ...'in şikâyetçilerden masraf adı altında aldığı ödemelere yönelik yaptığı harcamaları gösterir dekont, makbuz..vb belge bulunup bulunmadığının şüpheliden de sorulmak suretiyle tespit edilmesi, şikâyetçiler adına Milli Emlak Genel Müdürlüğüne şüpheli tarafından herhangi bir müracaatta bulunup bulunulmadığının araştırılmasından sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müştekiler ve şüpheliler arasında tüm taraf anlatımlarından ve taraflar arasındaki mesaj yazışmalarından taraflar arasında tarla/arsa alım satımına ilişkin görüşmelerin yapıldığı, daha sonra müştekiler tarafından şüpheli ...'e bu doğrultuda para gönderildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında hukuki bir sürecin bulunduğu ancak arsa/tarla alım satımına ilişkin işlemin gerçekleşmemesi ve şüpheliye gönderilen paraların müştekilere iade edilmemesi nedeniyle taraflar arasında çekişmenin bulunduğu, özellikle taraf anlatımlarının arsa/tarla alım satımı hususunda birbirini doğruladığı, şüphelinin alınan ifadesinde bu hususları doğruladığının görüldüğü, bu nedenle müştekiler tarafından isnat edilen dolandırıcılık eyleminin taraf anlatımları ve mesajlaşma içerikleri dikkate alındığında yasal unsurları itibari ile oluşmadığı, taraflar arasındaki çekişmenin ise alacak verecek, alım satım hususuna ilişkin hukuki bir ilişkiye dayandığı anlaşıldığından olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.09.2023 tarihli ve 2023/3821 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.