İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4052 Karar: 2025/1269 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4052 K.2025/1269

11. Ceza Dairesi 2024/4052 E. , 2025/1269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/10051 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığ

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4052 E. , 2025/1269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/10051 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığ

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4052 E. , 2025/1269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/10051 Değişik İş SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.06.2022 tarihli ve 2021/149967 Soruşturma, 2022/94653 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/10051 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.12.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/29262 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58392 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58392 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, borçlu şüpheli ... tarafından müşteki ... lehine düzenlenerek imzalanan 18/12/2019 tarihli, 50.000,00 Türk lirası (iki adet) ve ve 20.000,00 Türk lirası bedelli toplam 3 senedin ödenmemesi üzerine müşteki alacaklı tarafından şüpheli ve söz konusu senetlerde kefil sıfatıyla imzası bulunan şüphelinin kızı ... hakkında Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2020/4614 esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine anılan kefil tarafından bahse konu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığının belirtilmesi sonrasında müşteki tarafından yapılan şikâyet üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, söz konusu icra takibine ilişkin Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/285 esas sayılı dosyası kapsamında alınan 27/04/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre anılan senetlerdeki kefil adına atılan imzaların ...'a ait olmadığının belirtilmesi ve söz konusu imzaların şüpheli tarafından atıldığına ilişkin somut delil elde edilemediğinden bahisle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, şüphelinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında alınan 18/09/2021 tarihli ifadesinde, müştekinin babasına olan borcu nedeniyle söz konusu senetleri kendisinin bizzat borçlu sıfatıyla tanzim ettiğini, bahse konu senetlere kızı ...'un adını kendisinin kefil olarak yazdığını ancak onun adına imzaları kendisinin atmadığı gibi kızının da atmadığını, muhtemelen bu imzaların müşteki tarafından atıldığını veya başka birine attırıldığını belirtmesi, müşteki ve vekilinin beyanlarında ise söz konusu senetlerin kefil imzaları atılmış olduğu halde kendilerine şüpheli tarafından verildiğinin iddia edilmesi karşısında, söz konusu senetlerdeki kefil adına atılan imzaların kim tarafından atıldığının tespit edilebilmesi amacıyla anılan senetlerde kefil sıfatı bulunan ...'un beyanının alınması ve imzayı inkar etmesi hâlinde ...'un, müşteki ve şüphelinin yazı ve imza örnekleri aldırılarak bahse konu senetlerdeki kefil imzalarının kime ait olduğunun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin aralarındaki alacak-borç ilişkisine istinaden şikâyetçiye verdiği 3 adet toplamda 120.000,00 TL bedelli bonoda bulunan kefil imzalarının sahte olduğunun, şüphelinin bu bonolara kızı olan ... adına kefil sıfatıyla sahte imza attığının veya bilgisi dahilinde üçüncü şahıslara attırdığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüphelinin savunmasında, bonoları şikâyetçinin babası olan ...'ya olan borcuna istinaden alacaklı kısmı boş, kefil kısmında ise kızının ismi yazılı olmakla birlikte imzasız bir şekilde verdiğini, boş olan bölümlerde yer alan yazı ve imzaların şikâyetçi ile babası tarafından doldurulmuş olabileceğini beyan etmesi karşısında; ...'un olayla ilgili bilgisine başvurulması, bonolar üzerindeki kefil imzalarının kendisine ait olmadığını bildirmesi halinde, bu yazı ve imzaların şüpheliye, şikâyetçiye veya şikâyetçinin babası ...'ya aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/285 Esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, tamamının onaylı bir suretinin iş bu dosyaya eklenmesinden sonra; dolandırıcılık suçu yönünden, şüphelinin suça konu bonoları önceden doğan borca istinaden şikâyetçiye verip vermediği hususunda da bir değerlendirme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "..İcra hukuk mahkemesi dosyasına kefil imzası yönünden sunulan bilirkişi raporu ile tarafların iddia ve savunmaları ve mevcut bilgi-belgeler kapsamı birlikte gözetildiğinde, şüphelinin savunmalarının aksini kanıtlar nitelikte delillerin mevcut olmadığı, şikayetçi tarafın bu yönde deliller sunmadığı, senetteki kefil imzasını şüphelinin attığına dair soyut iddia dışında somut ve kamu davası ikamesine yeterli bulguların mevcut olmadığı, şüphelinin müsnet suçları işlediğine dair ve müsnet suçların unsurlarının gerçekleştiğine dair somut delil elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 6. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/10051 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla