İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4057 Karar: 2024/10820 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4057 K.2024/10820

11. Ceza Dairesi 2024/4057 E. , 2024/10820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/283 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstan

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4057 E. , 2024/10820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/283 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstan

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4057 E. , 2024/10820 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/157 E., 2022/283 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/157 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f-son, 62, 52. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 2.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/1831 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66834 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/03/2022 tarihli ve 2022/3226 sayılı iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/66834 sayılı kanun yararına bozma isteminde, sanık hakkında düzenlenen iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin Kanun'a aykırı olduğundan bahisle mahkumiyet hükmünün bozulması talep olunmuş ise de; sanığın sorgusunun yapıldığı 09.06.2022 tarihli birinci celsede; "sanığa nüfus ve sabıka kaydının okunduğunun ve sanığa sorulduğunda, doğru ve kendisine ait olduğunu söylediğinin" belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması bakımından ek savunma hakkı verilmesinin zorunlu olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Bilişim sistemleri ile banka/kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle dolandırıcılıktan mahkum edilen sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş; iddianamede TCK 58 talep edilmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma istenmiştir.

Hukuki İlke: TCK 58 tekerrür hükmünün uygulanması için iddianamede talep edilmesi şart olmayıp, sanığın sorgusunda nüfus ve sabıka kaydı okunup kendisine ait olduğu tespit edilmişse ayrıca CMK 226 kapsamında ek savunma hakkı verilmesi zorunlu değildir; bu halde tekerrür uygulaması hukuka uygundur.

Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma reddi

Dava Strateji Notu: Tekerrür için ek savunma hakkı ancak sabıka kaydı duruşmada sanığa okunup kabul ettirilmemişse gündeme gelir; sorguda sabıka kaydının okunup teyit edildiği tutanakla sabitse TCK 58 talep edilmese dahi uygulanabilir, bu nedenle sorgu tutanağı dikkatle incelenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla