Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4062 E. , 2024/11928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/601 Esas, 2023/685 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazı
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4062 E. , 2024/11928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/601 Esas, 2023/685 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/1191 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 11.12.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/15030 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/65802 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/65802 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yetkilisi olduğu holdinge bağlı olarak kurulan RB Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., Rmedya Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., Monomed Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş., Yükselen Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. ve Sinerama Radyo ve Televizyon Yayıncılık A.Ş. isimli medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar adına Radyo Televizyon Üst Kurulu'na yapılan uydu televizyon (U-TV) yayın lisans başvurusu sırasında, başvuru formu ekinde "BEYANDIR" başlıklı, katılanın TC kimlik numarası, ikametgahı ve genel müdür, sorumlu müdür veya izleyici temsilcisi olarak görev yapmasına engel adli sicil kaydının bulunmadığına ilişkin katılanın beyan ve taahhüdünü içeren belgedeki imzanın katılana ait olmadığı ve holdingin yetkilisinin sanık olduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Dosyada mevcut 24/02/2022 tarihli bilirkişi raporundan suça konu evraktaki imzanın katılana ait olmadığı gibi sanığa da ait olmadığının anlaşılması, izin alma başvurusunu bizzat yapan mali müşavir Mehmet Atilla Özkan ile onun yanında çalışan Ahmet Üstün'ün, ayrıca yönetici asistanı olarak çalışan Hatice Işık Öcal'ın bahse konu belgenin katılanın bilgisi ve rızası dahilinde başvuru evraklarına ek olarak verildiğini beyan etmeleri, hatta tanıklardan Ahmet Üstün'ün evraklardaki imza eksikliğinin katılanın isteği ve talimatıyla kendisi tarafından imza atılmak suretiyle giderildiğini, bu bakımdan yargılamaya konu evraktaki imzanın kendisine ait olabileceğini açıkça ifade etmesi karşısında, yüklenen suçu işlemediği anlaşılan sanığın beraati yerine, holdingin yetkilisi olması sebebiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/601 Esas, 2023/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/1191 Değişik İş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itirazın reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/65802 sayılı Tebliğnamesinde; "... yüklenen suçu işlemediği anlaşılan sanığın beraati yerine, holdingin yetkilisi olması sebebiyle mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/601 Esas, 2023/685 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2023 tarihli ve 2023/1191 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması talep olunmuştur. 4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487-151 sayılı kararında; ...mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak; CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının; "Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.", şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur. Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir..." denilmektedir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, sanığın yüklenen suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiği nedenine dayanmakta ise de, isteme konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olması ve hükmün içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedenleriyle kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Holding yetkilisi sanık hakkında, RTÜK uydu yayın lisansı başvurusundaki 'beyan' belgesinde katılanın imzasının sahte olduğu iddiasıyla resmi belgede sahtecilikten mahkumiyet kurulup HAGB'ye karar verilmiş; savcılık beraat gerektiği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: HAGB kararı CMK 231 uyarınca hüküm hukuken varlık kazanmadığından, mahkumiyet hükmünün içeriğine ilişkin hukuka aykırılıklar (beraat gerekliliği dahil) olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma ile denetlenemez (YCGK 2023/2-37).
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma isteminin reddi
Dava Strateji Notu: HAGB'nin esasına yönelik (beraat/delil değerlendirmesi) itirazlar kanun yararına bozma konusu olamaz; HAGB'ye karşı CMK 231 kapsamında itiraz yolu izlenmelidir.