İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4344 Karar: 2024/10026 Tarih: 2024

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4344 K.2024/10026

11. Ceza Dairesi 2024/4344 E. , 2024/10026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/93 Esas, 2015/341 Karar SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4344 E. , 2024/10026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/93 Esas, 2015/341 Karar SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4344 E. , 2024/10026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/93 Esas, 2015/341 Karar SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adrese kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adresin araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, sanığın yokluğunda verilen hükmün, 03.12.2014 tarihli sorgusunda beyan ettiği bilinen son adresi yerine 09.02.2013 tarihli sorgusunda beyan ettiği başka bir adresine çıkartıldığı, taşındığından tebliğ edilmeksizin iade üzerine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği; ancak yapılan bu tebliğin açıklanan nedenle usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağı anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 19.04.2024 tarihinde yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 5237 sayılı TCK'nin 204/1. maddesinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla