Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4673 E. , 2025/11695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/924 E., 2024/1446 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4673 E. , 2025/11695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/924 E., 2024/1446 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk derece mahkemesince sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; sanığa atılı suçun sübut bulduğuna, önceden doğan borç durumunun olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği gözetilerek sanığın eşi olan ... adına onun bilgisi ve rızası dışında düzenlemiş olduğu 10.000,00 TL bedelli çeki ticari alışverişte katılan şirkete ciro ettiği, daha sonra çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çek keşidecisi gözüken ... hakkında yapılan suç duyurusu üzerine çekin sanık ... tarafından düzenlenmesi nedeniyle ... hakkında beraat, sanık ... hakkında ise suç duyurusuna karar verilmiş olup bu şekilde sanığın yetkisiz çek keşide ederek katılan şirketten haksız menfaat temin ettiği iddia edilen olayda; mahkemece sanığın suça konu çeki önceden doğan borç nedeniyle vermiş olup olmadığının katılan şirketin yetkilisi olan ve aşamalarda beyanına başvurulmamış ...'nin ölmüş olması nedeniyle tespit edilemeyeceğinden beraat kararı verilmiş ise de duruşma açılarak sanığın alınan savunmalarında söz konusu şirket ile aralarında uzun zamandır ticari ilişki olduğunu, bu şekilde eşi adına düzenleyip vermiş olduğu çeklerin de bulunduğunu belirtmiş olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısında katılan şirket yetkililerinin dinlenerek sanık ile olan ticari ilişkilerini ayrıntılı şekilde açıklattırılması, ödemelerin ne şekilde (nakit, çek, bono vb) yapıldığının sorulması sanık ile katılan şirket arasında evvelce benzer şekilde çek ile alışveriş olup olmadığını, var ise o çeklerin ödenip ödenmediğini, kim tarafından ödendiğinin sorularak ve bu çekler celbedilerek incelenmesi ile toplanan delillerin sonucuna göre sanığın suç kastıyla hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekirken duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanığın, eşi adına onun bilgisi ve rızası dışında düzenlediği 10.000 TL bedelli çeki ticari alışverişte katılan şirkete ciro ettiği ve çekin karşılıksız çıktığı olayda, ilk derece mahkemesi nitelikli dolandırıcılıktan mahkûmiyet kurmuş; İzmir BAM 13. Ceza Dairesi duruşma açmaksızın bu hükmü kaldırıp beraat kararı vermiştir. Katılan vekilinin temyizi üzerine 11. Ceza Dairesi dosyayı incelemiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesinin, mevcut delilleri yeniden değerlendirerek ilk derece mahkemesinin kabulünden farklı biçimde duruşma açmaksızın beraat kararı vermesi CMK 303/1-a kapsamına girmez; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için önceden doğan borç iddiası yönünden katılan tarafın dinlenmesi ve ticari ilişkinin araştırılması gerekir.
Uygulama Sonucu: Daire, katılan şirket yetkilileri dinlenip taraflar arasındaki ticari ilişki, ödeme biçimleri ve önceki çekler araştırılmadan dosya üzerinden beraat verilmesini hukuka aykırı bularak BAM kararını CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Karşılıksız çeke dayalı dolandırıcılık dosyalarında 'önceden doğan borç' savunması ancak taraflar arasındaki ticari geçmişin fiilen araştırılmasıyla sonuç doğurur; katılan taraf, istinafın duruşma açmadan delil değerlendirmesi yaparak beraat vermesinin usule aykırılığını temyizde güçlü bir bozma nedeni olarak işleyebilir.