Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/4963 E. , 2025/2301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2866 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın red
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/4963 E. , 2025/2301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2866 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı, özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2023 tarihli ve 2022/70134 Soruşturma, 2023/20051 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Konya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2023 tarihli ve 2023/2866 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/6072 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94891 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94891 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 07/10/2022 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin sahibi olduğu Konya İli ... İlçesi 24154 ada 7 Parsel de yer alan taşınmaz hakkında şüpheliler tarafından 15/11/2016 tarihinde satış yapılmış gibi gösterilerek tapu iptal davası açıldığından bahisle yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonunda, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişkiden kaynaklı hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; 15/11/2016 tarihli satış sözleşmesi anlaşmasının aslının temin edilerek isim ve imzalar üzerinde kriminal inceleme yaptırılarak gerçek imzalanma tarihinin tespitine çalışılması, şikayete konu satışı yapılan taşınmazların tapu kayıtlarının getirtilerek edinim tarihlerinin ve sahiplerinin araştırılması ile beyanlarının alınması sonrası 15/11/2016 tarihinden önce edinim söz konusu olup olmadığının tespiti, satış sözleşmesinde bedel olarak belirlenen 900.000,00 Türk lirasının elden verildiğinin belirtilmiş olması karşısında söz konusu paranın şüpheli ... ve müşteki ...'in kurduğu adi ortaklık resmi kayıtlarında mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde belirttiği Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/319 esasına kayden görülen dava dosyası ile 10/06/2018 tarihinden sonra şüpheliler tarafından tanzim edilen bonolara ilişkin icra takip dosyaları ve mahkeme dosyalarının mevcut ise getirtilerek değerlendirilmesi, toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçi ... ile şüphelilerden ... arasında, 24.10.2014 tarihinde konut ve iş yeri yapımı ile emlak alım satımı konulu bir adi ortaklık kurulduğunun, ortaklığı temsil ve ilzama şüpheli ...'ın yetkili kılındığının, adi ortaklık süresince bir kısım konutların inşa edildiğinin, 10.06.2018 tarihinde düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesi sözleşmesi uyarınca, ortaklığın fiilen sona erdiğinin, bununla birlikte; adi ortaklığın sona ermesinden sonra şüpheli ... ile diğer şüpheli ...'nun, 15.11.2016 tarihli olarak görünen geriye dönük bir dükkan satış sözleşmesi başlıklı belge düzenlediklerinin, bu belgede bir kısım dükkanların ...'na satıldığının, bedel olarak da 900.000,00 TL'nin elden nakit olarak alındığının belirtildiğinin, edimin yerine gelmemesi üzerine ...'nun, Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2021/10066 Esas sayılı dosyası kapsamında ...'a yönelik icra takibinde bulunduğunun, icra takibine itiraz edildiğinin fakat arabuluculuk aşamasında borcun danışıklı olarak ikrar edilmesini müteakip, ...'nun, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/662 Esas sayılı dosyası üzerinden tasarrufun iptali davası açtığının, sözleşmeye konu taşınmazların baştan itibaren şikayetçiye ait olduğunun, elden verildiği belirtilen paranın adi ortaklık kayıtlarında mevcut olmadığının, şüpheli ...'ın, benzer şekilde düzenlediği bono ve çeklerle ilgili olarak Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/319 Esas sayılı dosyasında yargılandığının, her iki şüphelinin de iştirak halinde hareket ederek atılı suçları işlediklerinin iddia olunması karşısında; tüm tapu kayıtları getirtilerek baştan itibaren kime ait olduğunun, herhangi bir devir işlemi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise kim tarafından hangi tarihte ve kim ya da kimlere yapıldığının tespit edilmesi, hukuk mahkemesinde kullanılan satış sözleşmesinin aslı temin edilerek, üzerinde bulunan imza ve yazıların şüphelilere ait olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde belirlenmesi, gerekirse bu hususta kriminal inceleme yaptırılması, sözleşmenin belirtilen tarihte imzalanıp imzalanmadığının araştırılması, nakit olarak verildiği iddia olunan paranın adi ortaklık kayıtlarında yer alıp almadığına yönelik defter ve belgeler üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılması, şikayet dilekçesinde bildirilen tanıkların dinlenilmesi, Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2021/10066 Esas sayılı, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/662 Esas sayılı ve Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/319 Esas sayılı dosyaları ile arabuluculuk dosyasının getirtilerek incelenmesi, bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı bir suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının ve şüphelilerin baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediklerinin takdir ve tayin edilmesi gerekirken, "...iddiaya konu olayın taraflar arasındaki alacak ve borç ilişkisinden kaynaklanan hukuki nitelikte ihtilaf olduğu, şüphelilerin üzerlerine atılı suçların unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.09.2023 tarihli ve 2023/2866 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi.