İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/4976 Karar: 2025/16525 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/4976 K.2025/16525

11. Ceza Dairesi 2024/4976 E. , 2025/16525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1291 E., 2024/832 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Esastan ret, düzelterek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kuru

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/4976 E. , 2025/16525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1291 E., 2024/832 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Esastan ret, düzelterek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kuru

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/4976 E. , 2025/16525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1291 E., 2024/832 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Esastan ret, düzelterek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen asıl karar ve ek kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13. 01.2023 tarih, 2020/55 Esas, 2023/43 Karar sayılı kararı ile; 1) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine; 2) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatine; 3) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine; 4) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e-son, 43/1, 168/2, 62, 52, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 122.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5) Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan düşme, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e-son ve i, 43/1, 62, 52, 53 maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 2.750.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun; 1) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen düşme; sanık ... Güroz hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden esastan reddine, 2-) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından verilen beraat; sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemlerinde; CMK'nın 280/1-a, 303/1-a maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu görüldüğünden, ilk derece mahkemesi kararındaki hükmün 2. bendinin d fıkrasında yer alan "sanık ...'a" ibaresinin çıkartılarak yerine "sanık ...'a" ibaresinin eklenmesi ve ayrıca sanık ... hakkında kurulan hükümde temel cezanın asgari hadden uzaklaşılması sırasında birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesinin gerekçe olarak gösterilmemesi de nazara alınarak hükmün 4. bendinin c fıkrasında yer alan "olarak serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle" ibaresinin ve aynı fıkranın TCK'nın 158/1-e-son ibaresinden sonra gelen "i" ibarelerinin tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan hükümlerin düzeltilerek İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3-) ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu 03.05.2024 tarihli ek kararı ile esastan ret kararına dair katılan vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm dışındaki hükümler yönünden “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin asıl karar ve ek karara ilişkin temyiz istemi; sanıklar hakkında zamanaşımından verilen düşme ve beraat kararlarının doğru olmadığı, usul ve yasaya aykırı olduğu, sanıklar tarafından kurum zararına sebebiyet verildiği, sanıkların üzerine atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna ve tüm sanıklar hakkında ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz talebi; Sanığın samimi ifadeleri hakkında değerlendirme yapılmadığı, delillerin tam olarak toplanmadığı, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, olasılıklara göre değil, kesin, inandırıcı, delillere göre karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunun maddi delillere aykırı oluşu, kamu zararı miktarının gerçeği yansıtmadığı, maddi delillerin toplanmadan karar verilmesi, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığını, sanığın beraat etmesi gerektiği, sanığa talebi olsun veya olmasın avukat görevlendirilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Nitelikli dolandırıcılık Suçundan Verilen sanık ... hakkındaki Esastan Ret Kararına Dair Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. IV. KARAR A. Ek Karar Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Nitelikli dolandırıcılık Suçundan Verilen Esastan Ret Kararına Dair Sanık müdafinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ağır ceza mahkemesinde beş sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından görülen davada bir kısım sanık için düşme ve beraat, iki sanık için ise TCK 158/1-e kapsamında 2 yıl 6 ay ve 7 yıl 6 ay hapisle birlikte yüksek adli para cezalarına hükmedilmişti. Bölge adliye mahkemesi, hükümdeki sanık ismi karışıklığını ve temel ceza artırımında dayanılan fazla nitelikli hal ibaresini CMK 280/1-a ve 303/1-a uyarınca metinden çıkararak istinaf başvurularını düzeltilmiş şekilde esastan reddetmiş, katılan vekilinin bir kısım hükme yönelik temyizini de ek kararla kabule değer görmemişti. Yargıtay 11. Ceza Dairesi hem ek kararı hem de mahkûm sanık müdafiinin temyizini inceledi.

Hukuki İlke: CMK 286/2-a uyarınca beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları temyiz edilemez; temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse CMK 296/1 gereği hükmü veren mahkeme temyiz istemini kendisi reddeder. Temyiz edilebilir hükümlerde ise inceleme, CMK 289/1'deki mutlak hukuka aykırılık halleri ve ileri sürülen temyiz sebepleriyle sınırlı yapılır.

Uygulama Sonucu: Daire, katılan vekilinin temyizinin reddine ilişkin ek kararı CMK 296/2 gereği onadı; mahkûmiyete yönelik sanık müdafiinin temyizini ise delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı ve suç vasfı ile yaptırımın doğru belirlendiği gerekçesiyle CMK 302/1 uyarınca esastan reddedip hükmü oy birliğiyle onadı.

Dava Strateji Notu: Beş yıl altı hapis ve adli para cezalarında istinaf esastan ret kararına karşı temyiz yolunun kapalı olduğunu baştan hesaplayın; bu eşiğin altındaki dosyalarda tüm maddi ve hukuki itirazlar istinaf aşamasında eksiksiz ileri sürülmelidir, çünkü ek kararla ret neredeyse kesin sonuçtur. İsim karışıklığı gibi maddi hatalar bozma değil, düzelterek esastan ret ile giderilebildiğinden bunlara tek başına temyiz stratejisi kurulamaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla