Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/518 E. , 2024/11180 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2014/1347 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (52
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/518 E. , 2024/11180 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2014/1347 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 6.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararı üzerine 19.02.2020 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. madddesi uyarınca, 29.12.2023 tarihli ve 2023/11814 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1584 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2024/1584 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemece, uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini müteakip, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından bahisle düzenlenen 25/05/2017 tarihli rapora istinaden yargılamaya devam edilerek, müsnet suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; Uzlaştırmacı ... tarafından düzenlenen 25/05/2017 tarihli ve 2017/2388 sayılı uzlaştırma raporu ve eklerine göre, müşteki ...'in kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etttiği, sanığa ise 03/05/2017 tarihinde usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen teklif sonucu hakkında bildirimde bulunmadığından bahisle uzlaştırma işlemlerinin sonlandırıldığı, Ancak, somut dosya kapsamına göre, müştekinin kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmesine karşın, dosya içeriğinde uzlaştırma teklifini içeren davetiyenin sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine dair herhangi bir tebliğ evrakına rastlanmadığından, sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının denetlenemediği, kaldı ki, PTT A.Ş. Posta ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığından gelen 20/07/2023 tarihli ve E-41310206-103-.05-11390 sayılı cevabî yazıya göre sanığa gönderilen uzlaştırma tebligatının " ... Otomosyon sisteminde yapılan sorgulamada TB02573561216 barkod numaralı tebligatın 03/05/2017 tarihinde "35. maddeye göre muhatap adresi kapısına yapıştırma" dönüşümü yapıldığı ve mazbatasının 08/05/2017 tarihinde teslim edildiği, TB02573561209 barkod numaralı tebligatın 10/05/2017 tarihinde "35. maddeye göre muhatap adresi kapısına yapıştırma" dönüşümü yapıldığı ve mazbatasının 15/05/2017 tarihinde teslim edildiği görülmektedir ..." şeklindeki açıklamaları doğrultusunda tebliğ edilmiş olduğunun bildirilmiş olması karşısında, Yapılan uzlaştırma işlemlerinin usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği gibi eksik tebligata rağmen uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen raporun usulünce tanzim edildiğinden de bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, sanığa usulüne uygun olarak uzlaştırma teklifi yapılıp, ilgili tebliğ evrakı denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisine alındıktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un "Mahkeme tarafından uzlaştırma" başlıklı 254. maddesinde, "(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." hükmü yer almaktadır. 3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29/6. maddesinde; "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir. " denilmektedir. 4. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21/2. maddesinde; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. 5. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesinin gerektiği; böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresi tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebligat yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerekmektedir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 25.05.2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre, telefonla irtibat kurulan mağdurun uzlaştırma teklifini kabul ettiğini bildirmesine karşın, sanık yönünden uzlaştırma bürosu tarafından öncelikle sanığın bilinen son adresine tebligat çıkartılması, tebligatın iade edilmesi durumunda da MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığa telefonla ulaşılamaması üzerine doğrudan aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebliği işlemi usulsüz olduğundan, dosyanın yeniden uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2014/1347 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle, KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.