Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/522 E. , 2024/11179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2022 tarihli ve 2022/193310 Soruşturma, 2022/130467 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin,
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/522 E. , 2024/11179 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2022 tarihli ve 2022/193310 Soruşturma, 2022/130467 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.11.2022 tarihli ve 2022/1727 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.11.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/22797 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136863 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB-2023/136863 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki Promarin Teknolojik Ürünler San. Ve Tic. A.Ş. isimli şirketin ihtiyaçları için "Merya.org" isimli internet sitesinden muhtelif ebatlarda çelik metre satın alınması için şüpheli SND Elektronik isimli şirketin hesabına 214,56 Türk lirası ödeme yapılmasına rağmen ilgili ürünlerin müştekiye teslim edilmediği gibi yapılan ödemenin de iade edilmemesi ve şüphelilere ulaşılamaması üzerine adı geçen şüpheliler haklarında şikâyetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın hukukî ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde "Şikayetvar.com" isimli internet sitesinde şüpheliler haklarında pek çok kişinin daha dolandırıcılık iddiasında bulunduğu, bu kapsamda "merya.org" isimli site için 116 tane şikâyet başvurusu olduğunun belirtilmesi karşısında, öncelikle şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile savunmalarının alınması, şüpheliler hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, bunların yanısıra olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir...“ şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, yetkilisi olduğu şirketin ihtiyaçları için kullanmak üzere "merya.org" isimli internet sitesinden muhtelif ebatlarda çelik metre siparişi verdiğinin, [email protected] adresinden siparişinin onaylandığına yönelik mail gelmesi üzerine SND Elektronik Ltd. Şti.'ye ait banka hesabına 214.56 TL parayı gönderdikten kısa bir süre sonra aynı mail adresinden siparişinin iptal edildiğine dair yeni bir mail aldığının ve bu tarihten sonra adı geçen internet sitesi yetkililerine ulaşamadığının, parasının iade edilmediğinin, yapılan araştırmalarda da bu internet sitesi hakkında aynı konuda çok fazla sayıda şikayet olduğunu gördüğünün iddia olunması nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında; SND Elektronik Ltd. Şti.'nin, suç tarihindeki yetkilisinin/yetkililerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulmak suretiyle açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerine başvurulması, "merya.org" isimli internet sitesinin bu şirkete ait olup olmadığının belirlenmesi, paranın gönderildiği Akbank T.A.Ş. Merkez Şube'sine ait TR 97 (....) (....) (....) (....) (....) (..) IBAN numaralı hesap bilgilerinin ve suç tarihini de kapsayacak şekilde bu hesaba ait hesap hareketlerinin dosyaya celp edilmesi, [email protected] adlı mail adresine giriş yapan bilgisayarlara ait IP bilgilerinin belirlenmesi, adı geçen internet sitesinin halen faal olup olmadığı, bu site kullanılarak gerçekleştirilen benzer eylemler nedeniyle yürütülen başkaca soruşturmalar bulunup bulunmadığı araştırılarak, tespiti halinde bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, adı geçen şirketin kurduğu internet sitesi aracılığıyla başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmediği de ortaya konularak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken; "...müştekinin şikayetine konu eylemin temelde taraflar arasındaki ilişkinin ürün alım satım akdinden kaynaklanan hukuki temelli bir ilişki olduğu ve sözleşmeye aykırılık, edimini ifa etmeme gibi iddiaların sözleşmenin haklı feshi ve aynı zamanda çeşitli alacak ve tazminat istemleri doğurabileceği, ancak bu iddiaların çözüm yerinin hukuk mahkemeleri olduğu, kesinleşen alacakların icra marifetiyle tahsil edilebileceği, şu haliyle anlatıma göre dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, müştekinin yetkili ve görevli mahkemede dava açmakta serbest bulunduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliğinin, 07.11.2022 tarihli ve 2022/1727 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.