Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5320 E. , 2025/3494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2436 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5320 E. , 2025/3494 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/2436 Değişik İş SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.01.2023 tarihli ve 2023/4240 Soruşturma, 2023/7894 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/2436 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.04.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/5872 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94118 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/94118 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 02/01/2023 tarihli şikayet dilekçesinde özetle, müvekkilinin şüpheli şirket yetkilileri ile şüphelilerden hidrolik kaya kırıcı alma hususunda anlaştıklarını, şüphelilerin önce ... Hırdavat Şirketinden 12/09/2022 tarihli ve 115.640,00 Türk lirası tutarında fatura düzenlediklerini, bu faturayı iptal ederek bu defa 13/09/2022 tarihinde ... firması adına 115.640,00 Türk lirası faturayı düzenlediklerini, ardından ... firması adına 16/09/2022 tarihinde yeniden 115.640,00 Türk lirası tutarında fatura düzenlediklerini, müvekkilinin bu üçüncü faturayı iptal edin dediği halde faturanın iptal edilmediğini, 115.640,00 Türk lirasının müvekkili tarafından 22/09/2022 tarihinde ... firması hesabına havale edildiği halde makinanın teslim edilmediğini, şüphelilerin müştekiyi oyaladıklarını, ancak sahte faturaların vergi dairesine beyan edildiğini, bu şekilde sahte fatura düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla başlatılan soruşturma sonunda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek suçundan dosyanın tefrik edilerek 2023/17402 numarasına kaydı ile dolandırıcılık suçu yönünden şüphelilerin eylemlerinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Dolandırıcılık suçunun basit şekli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak olarak nitelendirilmesi ile anılan Kanun'un 158/h maddesinde bu eylemin tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenmesi halinde nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşacağının hükme bağlanması karşısında, şüphelilerin ilişkinin en başından itibaren müştekiye karşı malın bedelini alarak teslim etmemek kastıyla hareket edip etmediklerinin tespiti bakımından, öncelikle şüphelilerin ifadesine başvurularak, atılı suç kapsamında yetkilileri olduğu belirtilen firmaların ticaret sicil kaydının dosyaya alınarak ticari faaliyet alanlarının araştırılması, şüpheliler ile müşteki arasındaki var ise sözleşmenin getirtilmesi ve toplanacak diğer delillerle birlikte gerektiğinde tefrik edilen 2023/17402 soruşturmanın da sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmaksızın, eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ... Makine Madencilik İthalat İhracat Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şikâyetçinin, ticari faaliyeti kapsamında ikinci el MTB 215 hidrolik kaya kırıcı satın almak üzere şüphelilerden ... Hırdavat Metal İnşaat Malzemeleri Ltd. Şti. yetkilileri ile 115.640,00 TL bedel karşılığında anlaştıkları ve bu şirket adına satış faturası kesildiği, devamında faturanın şirket yetkilileri tarafından iptal edildiği ve bu kez ... Grup Endüstriyel Boya Tiner Sızdırmazlık Elemanları Hırdavat İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Ltd. Şti. adına yeni bir fatura düzenlendiği, bu faturaya istinaden şikâyetçinin banka yoluyla ödemeyi yaptığı halde anlaşma konusu malın gönderilmediği, bir süre sonra aynı mal için tekrar bir satış faturası kesildiği ve şikâyetçinin ısrarı sonrası ödeme olgusunun da inkar edilmesi suretiyle şikâyetçinin dolandırıldığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; adı geçen şirketlerin yetkili/yetkililerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, taraflar arasındaki sözleşmenin dosyaya celp edilmesi, şüphelilerin fiilen anlaşma konusu malın satışına yönelik bir ticari faaliyette bulunup bulunmadıklarının araştırılması, taraflar arasındaki bu anlaşmadan kaynaklanan icra/hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, tefrik edilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/17402 Soruşturma sayılı dosyasının akıbetinin sorulmasından sonra sonucuna göre, şüphelilerin başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket edip etmedikleri de değerlendirilerek, bir karar verilmesi gerekirken, "...dolandırıcılık suçunun oluşması için, failin bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiselerle hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisi veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının gerektiği, burada konu edilen hilenin nitelikli yalan ve desise olduğu, bu yalan ve aldatıcı hareketlerin belli oranda ağır, yoğun ve ustaca sergilenerek mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olması gerektiği, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği, soruşturmaya konu olay ve fiillerin, TCK ya da özel ceza kanunları kapsamında herhangi bir suç teşkil etmediği, olayın hukuki mahiyette ihtilaf niteliği taşıdığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 26.04.2023 tarihli ve 2023/2436 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.