Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5340 E. , 2024/12523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2024 tarihli ve 2023/382 Esas, 2024/174 Karar sayılı kararı (ihbarnamede karar numarası 2024/14 ol
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5340 E. , 2024/12523 K. "İçtihat Metni" MAHKEMELERİ : Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesi, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2024 tarihli ve 2023/382 Esas, 2024/174 Karar sayılı kararı (ihbarnamede karar numarası 2024/14 olarak yanlış belirtilmiştir) ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 07.08.2015, 11.08.2015 ve 14.08.2015 tarihli eylemleri yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203/1, 43/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; 21.08.2015 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 05.03.2023 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2017 tarihli ve 2015/1194 Esas, 2017/377 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 15.06.2017 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/760 Esas, 2016/122 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca neticeten 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 28.06.2016 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/14292 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98305 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98305 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Aynı suçtan adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2017 tarihli ve 2015/1194 esas, 2017/377 sayılı kararı ile; Aynı suçtan adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 203/1. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/03/2016 tarihli ve 2015/760 esas, 2016/122 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi. Dosyalar kapsamına göre; 1-Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/382 esas sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin 07/08/2015, 14/08/2015 ve 11/08/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise "20/08/2015" olduğu, 2-Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1194 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 25/07/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/09/2015 olduğu, 3-Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/760 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 09/08/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 08/10/2015 olduğu, 07/08/2015, 14/08/2015, 11/08/2015, 25/07/2015 ve 09/08/2015 tarihli suçların ilk iddianamenin düzenlenme tarihi olan 20/08/2015 düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan üç dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu ve suç tarihlerinin yakınlığı dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlendiği, ancak 15/11/2020 tarihli suçun ilk talepnamenin düzenlenme tarihinden sonra işlendiği ve hukuki kesinti oluştuğu anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un "zincirleme suç" başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. ..." Hükmü yer almaktadır. 2. Zincirleme suçlarda, aynı suçun birden fazla kez işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kapsamında işlenmekte ve aralarında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır. 3. Bu kapsamda UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanığın aynı iş yerinde gerçekleştirdiği mühür bozma eylemlerine ilişkin, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/593 Esas, 2016/194 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 09.07.2015, iddianame tarihinin, 27.07.2015, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2015/537 Esas, 2016/326 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin, 13.07.2015, 24.07.2015, iddianame tarihlerinin, 03.08.2015, 10.08.2015, Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli ve 2015/1124 Esas, 2015/1477 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin, 25.08.2015, iddianame tarihinin, 01.09.2015 olduğu; suç ve iddianame tarihleri itibarıyla kanun yararına bozulması talep edilen dosyalar ile aralarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma ihtimali bulunan ve temyiz edilmeksizin kesinleştikleri belirlenen bu dosyalar yönünden de dosya asıllarının getirtilmesi suretiyle gerekli incelemeler yapılarak kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/593 Esas, 2016/194 Karar sayılı, Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2016 tarihli ve 2015/537 Esas, 2016/326 Karar sayılı, Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/1124 Esas, 2015/1477 Karar sayılı kararlarına yönelik olarak da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.