İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5378 Karar: 2025/5024 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5378 K.2025/5024

11. Ceza Dairesi 2024/5378 E. , 2025/5024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/297 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kara

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5378 E. , 2025/5024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/297 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kara

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5378 E. , 2025/5024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/297 K. SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli ve 2022/135 Esas, 2023/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157/1, 52. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/6807 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101765 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101765 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı, Somut olayda, katılan ...'in 17/05/2022 tarihli talimat duruşmasında alınan beyanında, zararının 20.000,00 Türk lirası olduğunu, sanıkların olaydan 6 yıl sonra bu parayı verdiklerini, olay tarihinde 20.000,00 Türk lirasını eşinin altınlarını bozdurarak topladığını, şu anki zararının daha büyük olduğunu ancak gönderdiği 20.000,00 Türk lirasını geri aldığını belirttiği, sanık müdafiinin de 20.000,00 Türk lirasının ödenerek zararın giderildiğine dair 15/03/2022 tarihli banka dekontunu ibraz ettiği, bu haliyle katılanın zararının kovuşturma aşamasında aynen veya kısmen geri verme yahut tazmin suretiyle giderilip giderilmediğine ilişkin husus açıklığa kavuşturulmadan yetersiz gerekçe ile katılanın zararının giderilmemesi nedeniyle yasal şartları oluşmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir", aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." hükümleri yer almaktadır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın 18.03.2022 havale tarihli dilekçesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi ile 17.05.2022 tarihli talimat duruşmasında; "...benden 20.000 TL istemişlerdi, ben de parayı verdim, daha sonra benim 20.000 TL'mi olaydan 6 yıl sonra bana geri verdiler, ben o zaman 20.000 TL parayı toplamak için eşimin altınlarını bozdurmuştum, bugünki ekonomik duruma bakarsak benim maddi zararım daha büyüktür lakin olayda ben 20.000 TL gönderdim, daha sonra da 20.000 TL parayı geri aldım, başkaca bir maddi zararım yoktur..." şeklinde beyanda bulunması, sanığın 07.09.2022 tarihli sorgusunda; "...müştekinin zararını giderdiğini..." söylemesi ve 15.03.2022 tarihli ödeme dekontunun bir suretinin de sunulduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının bu açıklamalar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "....katılanın zararının giderilmediği dosya kapsamından anlaşıldığından; sanık ... hakkında yasal şartlar oluşmadığından TCK'nun 168/1-2. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır..." şeklindeki hatalı gerekçe ile karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2023 tarihli ve 2022/135 Esas, 2023/297 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanığı dolandırıcılıktan TCK 157/1 ve 52 uyarınca 3 yıl hapis ve 15.000 TL adli para cezasına mahkûm ederken, katılanın zararının giderilmediği gerekçesiyle etkin pişmanlık indirimi uygulamamıştır. Oysa katılan talimat duruşmasında 20.000 TL'sini olaydan 6 yıl sonra geri aldığını beyan etmiş, sanık müdafii de 15.03.2022 tarihli banka dekontunu ibraz etmiştir.

Hukuki İlke: TCK 168/2 uyarınca etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilmesi hâlinde ceza yarısına kadar indirilir; katılanın parasını geri aldığına dair beyanı, şikâyetten vazgeçme dilekçesi ve ödeme dekontu dosyada varken zararın kovuşturmada giderilip giderilmediği açıklığa kavuşturulmadan etkin pişmanlığın şartları oluşmadığı gerekçesiyle indirim reddedilemez.

Uygulama Sonucu: 11. Ceza Dairesi, katılanın 'parayı geri aldım, başkaca maddi zararım yoktur' beyanı ve dekonta rağmen 'zarar giderilmedi' şeklindeki hatalı gerekçeyle etkin pişmanlığın uygulanmamasını Kanun'a aykırı bularak kanun yararına bozma istemini kabul etmiş ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

Dava Strateji Notu: Dolandırıcılık dosyasında müvekkil ödeme yapmışsa dekont ve mağdur beyanı mutlaka duruşma tutanağına geçirilmeli ve TCK 168/2 indirimi açıkça talep edilmelidir; mahkeme dosyadaki ödeme delillerini tartışmadan indirimi reddederse bu, hüküm kesinleşse dahi kanun yararına bozma ile giderilebilen bir hukuka aykırılıktır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla