Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/5412 E. , 2025/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9623 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.08
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/5412 E. , 2025/5387 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/9623 Değişik İş SUÇ : Dolandırıcılık KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.08.2023 tarihli ve 2021/980 Soruşturma, 2023/978 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/9623 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.10.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/17552 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99863 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99863 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; müşteki ... 'ün, ismini ... olarak bildiği şüpheli ...'in (...), tanışıklığı olan ... isimli kişinin selamını getirdiğini söyleyerek kendisi ile tanıştığı, müştekiye ait 20 dönüm büyüklüğündeki arsa ile ilgili olarak şüphelilerden ...'e vekalet verilmek suretiyle şüpheli ...'in (...'in) oğlu olan ... adına Akyurt Tapu Müdürlüğünde satış işlemi yaptıklarını, satış işlemi bittikten sonra ödemeyi almamış olduğu halde şüphelilerin istemi üzerine satış bedeli olan 69.000 ABD dolarını elden aldığını yazarak imzaladığı, şüphelilerin kendisine para işini ertesi gün halledeceklerini söylemeleri rağmen ödemeyi yapmadıkları, ayrıca müştekinin borsa ile ilgisi olduğunu şüpheli ...'e (...'e) söylemesi üzerine borsa uzmanı olduğunu söylediği şüpheli ...'ün hesabına 113.000,00 Türk lirası tutarında para gönderdiği, paraların borsadan çekilip kendisine gönderilmesini istediği halde gönderilmediğinden bahisle kendisini dolandıran şüphelilerden şikayetçi olması üzerine, Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığınca taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve şüphelilere isnad edilen suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekinin en başından beri şüpheli ...'in ismini ... olarak bildiği, şüphelinin kendisini ... isimli şirketin finans danışmanı olarak tanıttığı, firmanın mali olarak çok güçlü olduğunu söylemek suretiyle müştekinin güvenini kazandığı, müştekinin dosyaya sunmuş olduğu belgelerden söz konusu arsayı devrettiği şüpheli ...'ün satış işleminden bir ay sonra 04/08/2021 tarihinde ... isimli emlak şirketiyle yetki sözleşmesi yaparak söz konusu arsayı 325,00 Türk lirası üzerinden satış için ''hürriyetemlak.com'' isimli internet sitesinde yayınlandığı, şüpheli ...'in (...) Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığında 26/08/2021 tarihinde alının ifadesinde borsa yatırımları ile ilgili olarak ... isimli yatırım danışmanlık şirketini kullanarak kendi yatırımlarını yaptığını beyan ettiği halde yapılan araştırmada söz konusu şirketin dosya içinde yer alan 17/11/2021 tarihli ve 939 sayılı yazısı ile şirket kayıtlarında yapılan incelemede anılan şüpheliye ait herhangi bir hesap, nakit ortaklık payı, kıymetli evrak gibi hak ve alacak bulunmadığının bildirildiği de anlaşılmakla; şüpheliler haklarında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelilerden ...'in kendisini "..." ismiyle tanıtarak şikâyetçiyle iletişim kurup Eskişehir ili Sivrihisar ilçesinde bulunan arazisini satın almak istediğinin, bu süreçte borsa ile ilgilenen şikâyetçiye borsa uzmanı olduğunu, yabancı şirketlere finans danışmanlığı yaptığını söylediğinin, şüpheli ile samimiyet kuran şikâyetçinin borsada değerlendirmesi için 113.000,00 TL parayı gerçekte bu şüphelinin oğlu olan ...'in hesabına gönderdiğinin, devamında şikâyetçiye ait Ankara ili Akyurt ilçesinde bulunan arazinin 600.000,00 TL'ye satışı hususunda anlaştıklarının, şüpheli ...'e vekaleten şüpheli ...'in şikâyetçiyle birlikte Akyurt Tapu Müdürlüğüne giderek işlemleri yaptığının, şüphelilerin parayı nakit olarak verdiklerine dair 02.07.2021 tarihli belgeyi imzalattıklarının, buna karşılık şikâyetçiyi farklı bahanelerle oyalayarak arazi bedelini ödemediklerinin, alım-satım sürecinde Sivrihisar ilçesinde bulunan araziyi daha önce satın almak isteyen şüpheli ...'ın da şikâyetçi ile iletişim kurduğunun, her iki şüpheli de birbirlerini tanımayan iki alıcı gibi davrandıkları halde soruşturma aşamasında akraba olduklarının ortaya çıktığının, şüphelilerin iştirak halinde hareket ederek şikâyetçiyi dolandırdıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçi ve tanık beyanları, şüphelilerin ifadeleri, dosyaya ibraz edilen banka dekontları, mesajlaşma ekran görüntüleri..vb diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; şüphelilerden ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu gözetilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; "...şüphelilerin alınan savunmalarında üzerilerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan ettikleri, müştekinin kendi rızası ile borsada kazanç sağlamak adına ve kar payı almak amacıyla verdiği paraya ve şikayetlerine konu olayın taraflar arasında yer alan alacak verecek ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, yine şüphelilerin bahse konu arsanın satımına ilişkin bedeli elden ödediğini beyan ettiği, bu itibarla taraflar arasındaki arsa alım satım ilişkisinden kaynaklı anlaşmazlığın da hukuki ihtilaf kapsamında kaldığı, şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli somut delil bulunmadığı, müşteki ile şüpheliler arasındaki ilişkinin hukuk mahkemelerinde özel hukuk hükümlerine göre çözülmesi gereken hukuki nitelikte ihtilaf olduğu, nitekim taraflar arasında Akyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/232 E. Sayılı dosyasında devam eden tapu iptali ve tescil davasının bulunduğu anlaşılmakla, bu haliyle iddia üzerine şüpheli/şüpheliler hakkında kamu davası açmanın “Yeni Türk Ceza Adalet Sistemi”nde benimsenen, “Kişilerin Lekelenmeme Hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma ve Tek Celsede Duruşma” prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılarının mâkul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dava konusu yapmamaları, yâni bir nev'i filtre görevi yapmaları gerekir..." düşüncesine aykırılık teşkil edeceği kanaatiyle..." şeklindeki hatalı gerekçe ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, itirazın şüpheliler ..., ..., ... ve ... yönünden belirtilen gerekçelerle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüş; soruşturma kapsamında şüpheli ... hakkında kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediği cihetle, bu şüpheli yönünden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin reddine karar verilmiştir. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, şüpheli ... yönünden yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN bu şüpheli yönünden oy birliğiyle REDDİNE, 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin, şüpheliler ..., ..., ... ve ... yönünden KABULÜNE, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 10.10.2023 tarihli ve 2023/9623 Değişik İş sayılı kararının, şüpheliler ..., ..., ... ve ... yönünden 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.