İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5397 Karar: 2025/6468 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5397 K.2025/6468

11. Ceza Dairesi 2024/5397 E. , 2025/6468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4208 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5397 E. , 2025/6468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4208 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5397 E. , 2025/6468 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4208 Değişik iş SUÇ :Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2023 tarihli ve 2023/1680 Soruşturma, 2023/9390 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2023 tarihli ve 2023/4208 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 06.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/31184 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99851 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99851 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayetinde özetle, müştekinin, inşaat işi ile uğraştığını belirten şüphelilerle Kocaeli ili Gebze ilçesi Tatlıkuyu mahallesi, 875 ada, 10 nolu parselde yapılacağı belirtilen inşaata ait proje maketi üzerinde A blok 20 nolu dairenin 482.000,00 Türk lirası bedelle satın alınması konusunda anlaştığı, dairenin 31/12/2020 tarihinde teslim edileceğinin belirtildiği, müştekinin sözleşme gereği 182.000,00 Türk lirası ödeme yaptığı, ancak dairenin teslim edilmemesi üzerine Gebze Tüketici Mahkemesinin 2021/119 esas sayılı davasının açıldığı, bu dava sırasında dairenin tapu kaydına göre 17/06/2021 tarihinde ... adına tescil edildiğinin anlaşıldığını, şüphelilerin başlangıçtan itibaren suç işleme saiki ile hareket ederek maket üzerinden müştekiyi ve onlarca kişiyi kandırarak satış vaadi sözleşmesi düzenlediklerini, teslim tarihi gelince de aynı yeri başkalarına devrettikleri, bu şekilde şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası ile şikayette bulunması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, müştekinin soyut iddiası dışında kamu davası açmaya yeterli şüphe ve delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, Gebze Tüketici Mahkemesinin 2021/119 esas sayılı dosyası celp edilip incelendikten sonra denetime imkan verecek şekilde inceleme tutanağı oluşturulması, bahse konu dairenin tapu kayıtlarının getirtilmesi, şüpheliler hakkında benzer şekilde şikayet ve soruşturma olup olmadığının araştırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. “ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile White İnşaat A.Ş. arasında Kocaeli İli Gebze İlçesi Tatlıkuyu Mahallesi 875 ada 10 parselde bulunan A Blok 20 numaralı dairenin 482.000,00 TL karşılığında satışı için 03.11.2020 tarihinde sözleşme düzenlendiğinin, sözleşme gereğince 182.000,00 TL'nin peşin olarak ödendiğinin ve kalan kısmının da dairenin teslim tarihi olan 31.12.2020'de ödeneceğinin kararlaştırıldığının, buna rağmen, belirtilen tarihte dairenin teslim edilmediğinin ve bahse konu taşınmazın 17.06.2021 tarihinde ... isimli kişiye satıldığının iddia olunması, şüpheliler ..., ... ve ...'ın alınan ifadelerinde; ödeme vadelerine uyulmadığından dolayı sözleşmenin feshedildiğini ve bir miktar paranın iade edildiğini söylemelerine karşın, sözleşmede ödeme planı olarak dairenin teslim tarihinin belirtilmesi ile ...'ın dosyada mevcut olmayan ancak UYAP üzerinden temin edilen ifadesinde, tarafları tanımadığını, isim benzerliği olabileceğini, kimseden taşınmaz almadığını beyan etmesi karşısında; tapu kayıtlarının celbi ile taşınmazın devredildiği kişinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde tespit edilmesi, bu kişiyle herhangi bir sözleşme düzenlenip düzenlenmediğinin, düzenlenmiş ise tarihinin belirlenmesi, ticaret sicil kayıtları getirtilerek şirketin kurulduğu tarihten itibaren tüm yetkili ve ortaklarının tespit edilmesi, banka hesap hareketlerinin incelenerek şüpheliler tarafından şikayetçiye yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığının araştırılması, şüpheliler hakkında başka soruşturma ya da kovuşturma dosyalarının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, varsa bu dosyalar ile hukuk mahkemesinde görülen dava dosyaları incelenerek, bu dosyası ilgilendiren delillerin onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...yapılan tahkikat neticesinde şüphelilerin alınan savunmalarında müşteki ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini yapmalarına rağmen müştekinin sözleşmede belirtilen ödeme vadelerine uymadığını, bu nedenle sözleşmenin fesh edildiğini savunmaları karşısında, müştekinin soyut iddiası dışında kamu davasını açmaya yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Gebze 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2023 tarihli ve 2023/4208 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla