İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5391 Karar: 2025/6469 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5391 K.2025/6469

11. Ceza Dairesi 2024/5391 E. , 2025/6469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/8577 Değişik iş ŞÜPHELİLER :... , ... , ... , ... , ... , ... , SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer o

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5391 E. , 2025/6469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/8577 Değişik iş ŞÜPHELİLER :... , ... , ... , ... , ... , ... , SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer o

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5391 E. , 2025/6469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/8577 Değişik iş ŞÜPHELİLER :... , ... , ... , ... , ... , ... , SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2023 tarihli ve 2023/60519 Soruşturma, 2023/33902 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/8577 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 23.11.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/6556 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99857 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99857 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikâyet dilekçesinde özetle, müşteki ...'nun internet ortamında tanıştığı bir kişi tarafından ''worldwideshop'' isimli bir internet sitesi ile elektronik ticaret yapmak maksadıyla üyelik oluşturduğu, oluşturulan üyelik kapsamında bahse konu e-ticarete ilişkin müştekinin hesabında 25.000 Dolar civarı kazancı birikmesi üzerine müştekinin söz konusu kazancını nakde dönüştürerek tahsil edilmek istediğinde başka bir kuralla karşılaştığı, buna göre kişinin sistemden çıkabilmesi ve elde ettiği kârı gerçek banka hesabına alabilmesi için mevcutta siparişinin olmaması gerektiği, müştekinin de sistemden çıkabilmek ve mevcut siparişlerden de kâr elde etmek adına tüm siparişlerin ana para bedellerini göndermesine rağmen, sistemden her çıkmak istediğinde bir başka sipariş geldiğinden ana bedel ve kar bedelini bir türlü nakde dönüştüremeyip banka hesabına alamadığı, bu çerçevede kendisini sisteme ve siteye sokan kimselerle ve kendisine ürün tedarik eden kimselerle iletişime geçince de herhangi bir yanıt alamadığı ve nihayetinde ''worldwideshop'' isimli siteye de giremeyince dolandırıldığını anladığı belirtilerek şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi dahi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Somut olayda, öncelikle şüpheliler ile araştırma sonucu tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması, müştekilerle şüpheliler arasındaki görüşmelere ilişkin dosyaya örnekleri ibraz edilen yabancı dildeki yazışmaların tercüme ettirilmesi ile para alışverişine ilişkin banka hesap hareketlerinin dosyaya temin edilmesi ve olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi ...'nun internet ortamında tanıştığı bir kişi aracılığı ile worldwideshop isimli internet sitesinde e-ticaret yapmak amacıyla üyelik oluşturduğunun, sisteme dahil olabilmek için bu hesaba eklenen bir kısım ürünlerin ana paralarının diğer şikayetçi ...'e ait banka hesabından şüphelilere gönderildiğinin, ürünün satılması durumunda elde edilen karın hesapta biriktirildiğinin, şikayetçinin sistemden çıkmak istediğinde ise herhangi bir siparişin mevcut olmaması gerektiğinin kendisine bildirildiğinin ve sürekli başka bir sipariş gelmesi nedeniyle ana parayı devamlı ödemek zorunda kalan şikayetçinin sistemden çıkamadığının, ilgililerle iletişime geçemediğinin, internet sitesine erişiminin de engellendiğinin, şüphelilerin bu şekilde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia olunması karşısında; paranın gönderildiği hesap sahipleri ile telefon görüşmesi yapılan hat sahiplerinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek ifadelerine başvurulması, banka hesap hareketlerinin getirtilmesi, dosyada mevcut yazışmaların tercümesinin yaptırılarak incelenmesi, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdir edilmesi gerekirken; "... müştekinin aslında fiziken kendisine ait olmayan sanal ürünleri kendi hesabından satmak amacıyla ilana koymasının ticaret hayatına ve ticaret ahlakına aykırı olduğu, müştekinin başka kişilerin mağduriyetine yol açacak bir hususu para kazanmak için kullandığı somut olayda herhangi bir suç unsurunun oluşmadığı ve olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/8577 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla