İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5392 Karar: 2025/4396 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5392 K.2025/4396

11. Ceza Dairesi 2024/5392 E. , 2025/4396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2022 tarihli ve 2022/16730 Soruşturma, 2022/16417 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazı

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5392 E. , 2025/4396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2022 tarihli ve 2022/16730 Soruşturma, 2022/16417 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazı

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5392 E. , 2025/4396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2022 tarihli ve 2022/16730 Soruşturma, 2022/16417 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/2620 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.04.2022'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/21649 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99721 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/99721 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin sunmuş olduğu şikayet dilekçesine ek olarak şüpheli ... ile yaptığı yazışmaların çıktısını sunduğu, şüpheli ...'ya ait telefon numarası bilgilerinin şikayet dilekçesinde yer aldığı, şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespitine yarayacak telefon numarası ve araç plakaları bilgilerinin dosyada yer almasına rağmen şüphelilerin tespit edilmeyerek ifadelerine başvurulmadığı, müştekinin de ifadesine başvurulmadığı, bu itibarla şüphelilerin hileli hareketlerle müştekiyi dolandırarak haksız menfaat temin ettikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin lastik satış işi ile uğraştığının, 0 531 (...) (..) (..) numaralı GSM hattından arayan ve kendisini ... ismiyle tanıtıp ... Gıda Grup Pazarlama Ltd. Şti.de yönetici olduğunu söyleyen kişinin, 20.600,00 TL bedelli lastik siparişi verdiğinin, lastiklerin ...isimli şirket çalışanına teslim edildiğinin, ancak lastik bedellerinin ödenmemesi üzerine yapılan araştırmalarda, şüpheli/şüphelilerin adı geçen şirketin unvanını kullanarak bu şekilde bir çok kişiyi dolandırdıklarının ve temin ettikleri malları internet üzerinden farklı adlarla satışa sunduklarının tespit edildiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; şikâyetçinin olayla ilgili ayrıntılı olarak beyanının alınması, dosyaya sunulan araç plakası ve lastikleri teslim alan kişiye ait güvenlik kamerası görüntüleri ile irtibat kurulan GSM hattı numarası da dikkate alınarak, şüpheli/şüphelilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespitine çalışılması, gerçekte ... Gıda Grup Pazarlama Ltd. Şti. isimli bir şirket olup olmadığı belirlenerek, bu şirketin yetkilisi/yetkililerinin olayla ilgili bilgilerine başvurulması, benzer şekilde suç tarihlerine yakın tarihlerde başka dolandırıcılık olayları olup olmadığının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve kanunun lafzına göre dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin bir kimseyi hileli davranışlarla aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Yalan belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmalıdır. 5237 sayılı TCK'nin 157. ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun oluşması için müştekiye yönelik hileli bir davranışın olması gerektiği, bu hilenin ustaca müştekinin denetim imkanlarını ortadan kaldırabilecek nitelikte bulunmasının zorunlu olduğu, ancak somut olaya bakıldığında müştekinin iradesini fesata uğratacak nitelikte ve onun denetim imkanını ortadan kaldırmaya yönelik bir hileden bahsedilemeyeceği, müştekinin Ticaret Sicil Gazetesinden yapmış olduğu sorgulamayı sipariş aldığı esnada yaparak kontrol etme imkanının mevcut olduğu, bu haliyle müşteki ile şüpheli arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve uyuşmazlık için Hukuk Mahkemelerinde dava açılmak suretiyle bu hususların ileri sürülebileceği ve bu iddialarının çözümünün Hukuk Mahkemeleri nezdinde gerçekleştirilebileceği, suç teşkil eden başkaca delil elde edilemediği, şüphelilere atılı eylemin TCK'de veya TCK dışında özel kanunlarda düzenlenmiş bir suç tanımına girmediği, suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/2620 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla