KÜNYE
11. Ceza Dairesi 2024/5777 E., 2025/13308 K.
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi EK KARAR
- Sayısı
- 2002/399 E., 2007/428 K
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz talebinin reddi
Karar Detayı
359 kelime·2 dk okuma
Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.08.2024 tarihli ve 2002/399 Esas, 2007/428 Karar sayılı ek kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen, neticeten 736,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hükme ilişkin gerekçeli kararın sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesi uyarınca tebliği yoluna gidildiği, bu kapsamda çıkarılan tebligatın 21.06.2007 tarihinde "muhatabın adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği" gerekçesiyle merciine iade edildiği,
işlem tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yeni tebligatın 35. Madde hükmü doğrultusunda çıkarılması gerekirken yine aynı adrese tebliğe çıkarıldığı, bu kez de mazbata üzerine "muhatabın adresten ayrıldığı ve yeni adresinin bilinmediği, 1 ve 2 sahife kapıya asılıyor, en yakın komşusu haberdar edilmiştir" şeklinde şerh düşülerek yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilmeden 10.07.2007 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü ile hükmün, 18.07.2007 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi ve 31.07.2007 tarihli ceza fişi tanzim edildiği.
30.11.2007 tarihinde müddetname düzenlendiği ve 03.12.2007 tarihinde ise iyi hâl kararı ile tahliyesine karar verildiği; sanık müdafiinin 13.02.2009 tarihli dilekçe ile suç yönünden uzlaştırma usulünün uygulanmasını talep ettiği, talebin reddine ilişkin ek kararın 05.03.2009 tarihinde müdafiye tebliğ edildiği, sanığın 16.05.2013 tarihli dilekçe ile hükmedilen para cezasını 07.09.2013 tarihinde ödeyebileceğini 01.09.2013 tarihine kadar infazın ertelenmesini.
30.07.2019 tarihli dilekçe ile de lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep edildiği anlaşılmakla, en aleyhe kabulle sanığın 16.05.2013 tarihinde inceleme konusu hükümden haberdar olduğunun kabulü gerekmekle yapılan inceleme neticesinde, sanığın bahse konu karara karşı, 1412 sayılı CMUK’un 310/1 maddesinde belirtilen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 17.01.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK’un 315/1 maddesinde yer verilen.
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: 2002 esaslı dolandırıcılık dosyasında sanık yokluğunda 736 TL adli para cezasına hükmedilmiş, gerekçeli karar Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi yerine tekrar aynı adrese 21/1 usulüyle tebliğ edilerek hüküm 2007'de kesinleştirilmiş ve infaz edilmişti. Sanık 17.01.2020'de temyiz isteminde bulununca Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi ek kararla talebi reddetti; Yargıtay tebligatın usulsüz olduğunu ancak sanığın 16.05.2013 tarihli infaz erteleme dilekçesiyle hükümden haberdar olduğunun kabulü gerektiğini saptadı.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Usulsüz tebligat kesinleşmeyi başlatmaz; ancak hükümlü kararın varlığını öğrendiği anda temyiz süresi işlemeye başlar. Somut dosyada 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesindeki bir haftalık süre, en aleyhe kabulle öğrenme tarihi olan 16.05.2013'ten itibaren hesaplanmış ve 2020 tarihli başvuru CMUK 315/1 uyarınca süre yönünden reddedilmiştir.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, ek kararda hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteğinin reddiyle ek kararın onanmasına 20.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verdi.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Usulsüz tebligat savunması sınırsız bir imkân değildir; hükümlünün infaz erteleme veya lehe uygulama talebi gibi kararın varlığını bildiğini gösteren her dilekçesi öğrenme tarihi sayılabilir. Eski bir hükme karşı yola çıkmadan önce dosyadaki tüm dilekçe trafiği taranmalı ve öğrenme anına dair aleyhe yorum riski hesaba katılmalıdır.