İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5784 Karar: 2025/13045 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5784 K.2025/13045

11. Ceza Dairesi 2024/5784 E. , 2025/13045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/24 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme netices

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5784 E. , 2025/13045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/24 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme netices

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5784 E. , 2025/13045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/543 E., 2024/24 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.12.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 13.08.2017 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nin 503. (5237 sayılı TCK’nin 158/1-d) maddesinde düzenlenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, 03.07.2007 olan mahkumiyet tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan bozma üzerine yargılanan sanık hakkında ağır ceza mahkemesi mahkûmiyet kurmuştu. 11. Ceza Dairesi, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK'nın lehe zamanaşımı hükümlerine göre sürenin 03.07.2007 tarihli mahkûmiyetten hüküm tarihine kadar dolduğunu; HAGB kararının kesinleştiği 26.12.2012'den denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 13.08.2017'ye kadar duran süreyi de hesaba katarak belirledi.

Hukuki İlke: CMK'nin 231/8-son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması süresince dava zamanaşımı durur; ancak TCK'nın 7. maddesi ve 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereği suç tarihindeki lehe kanun olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerindeki olağan zamanaşımı dolmuşsa yargılamaya devamla mahkûmiyet kurulamaz.

Uygulama Sonucu: Daire hükmü CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozdu ve yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda 322. maddedeki yetkiyle kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereği düşmesine, Tebliğname'deki düzelterek onama görüşüne aykırı olarak oybirliğiyle karar verdi.

Dava Strateji Notu: 765 sayılı TCK döneminde işlenen dolandırıcılık dosyalarında lehe kanun karşılaştırması zamanaşımı bakımından belirleyicidir; HAGB nedeniyle duran süreler eklendikten sonra dahi eski kanunun daha kısa süreleri dolmuş olabilir. Uzun süren bozma zincirli dosyalarda müdafi her celse zamanaşımı hesabını güncellemelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla