İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5826 Karar: 2026/1612 Tarih: 2026

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5826 K.2026/1612

11. Ceza Dairesi 2024/5826 E. , 2026/1612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/287 E. 2024/513 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma SUÇ TARİHL

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5826 E. , 2026/1612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/287 E. 2024/513 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma SUÇ TARİHL

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5826 E. , 2026/1612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/287 E. 2024/513 K. SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma SUÇ TARİHLERİ : 04.08.2014-24.09.2014 HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esasatan redii ile hükümlerin onanaması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçları yönünden kurulan beraat hükümlerine yönelik 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g madddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemeye ilişkin 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği gözetildiğinde sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2023 tarihli ve 2021/382 esas, 2023/202 karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e hükmü uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. 2. Bahsedilen kararların katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 28.03.2024 tarihli ve 2024/287 esas, 2024/513 karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediğine, delil takdirinde hataya düşüldüğüne ve cezalandırılması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı istinaf kararı ile ilk derece mahkeme kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Ana dava dosyası ile birleşen Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/517 Esas sayılı dosyası kapsamında, sanığın ... Noterliğinin 20/06/2019 tarih ve 00 ... yevmiye sayılı vekâletnamesi uyarınca vekilliğini üstlendiği katılan ...'ın bahse konu vekâletnamedeki imzanın kopyalanması suretiyle borçlusu katılan ..., alacaklısı ise Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/79 esasına kayden görülen kamu davasında "kamu kurumu araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılanan ... olan 24/03/2014 tanzim, 30/07/2014 vade tarihli ve 3.245.000,00 Türk Lirası bedelli gerçeğe aykırı emre muharrer senedin düzenlenmesini sağlayıp belirtilen senede istinaden adı geçen sanığın alacaklı olarak .... İcra Müdürlüğünün 2014/14553 sayılı dosyası üzerinden katılan ... hakkında haksız icra takibi başlatmasına sebebiyet verdiği, avukat sıfatıyla kamu görevi ifa eden sanığın temyiz dışı sanık ... ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde gerçeğe aykırı olarak emre muharrer senet düzenleyerek ve bu belgeyi kullanarak üzerine atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu, bu senedi icra takibine sanıkla birlikte konu etmek suretiyle kamu kurum ve kuruluşları, vb tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği, ayrıca ana dava dosyası ile birleşen Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/321 Esas sayılı dosyası kapsamında, sanığın, ... Noterliğinin 18/09/2012 tarihli ve 9420, ...2. Noterliğinin 26/09/2012 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletnameleri uyarınca katılanlar ... ve ...'nun vekilliğini üstlenerek, bahsedilen vekâletnamelerdeki imzalarını kopyalanması ile borçlusu katılan ..., kefili katılan ... olan 24/03/2014 tanzim, 27/03/2014 vade tarihli ve 830.000,00 Türk lirası bedelli senedin usule aykırı şekilde düzenlenmesini sağlayıp, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığının 27/04/2017 tarihli raporu ile katılanların imzalarının vekâletnamelerden kopyalanarak oluşturulduğu bildirilen bahse konu senede istinaden, alacaklı temyiz dışı sanık ... vekili sıfatıyla, katılanlar hakkında, ...2. İcra Müdürlüğünün 2014/1925 sayılı dosyası üzerinden haksız icra takibi başlatmak suretiyle üzerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen somut olaylarda; sanık savunması, katılanlar beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; sanık ile katılanların suç tarihleri ve öncesinde kullanımında bulunan telefon numarası/numaralarının HTS kayıtlarının getirtilerek, sanık ile katılanlar ve temyiz dışı sanık ... arasında irtibat/irtibatlar olup olmadığının ve baz sinyal bilgilerinin tespiti, gerekirse denetime olanak verecek şekilde alanında uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınması, ayrıca temyiz dışı sanık ... tarafından sanığa verilen vekaletname aslı veya suretinin sanıktan, ilgili Noterlik yada icra dairesinden celbi ile vekaletname tanzim tarihinin suç tarihi ile örtüşüp örtüşmediğinin, sanığın savunmasında yerini bulan şekilde icra takibi hemen öncesinde verilip verilmediğinin tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararlarına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. Maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Avukat olan sanığın, vekilliğini üstlendiği katılanların vekâletnamelerindeki imzaların kopyalanması yoluyla 3.245.000 TL ve 830.000 TL bedelli gerçeğe aykırı senetler düzenlenmesini sağlayıp bu senetlere dayalı haksız icra takipleri başlattığı iddia edilmiştir. Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi tüm suçlardan beraat kararı vermiş, Ankara BAM 25. Ceza Dairesi katılanların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise eksik inceleme nedeniyle hükümleri bozmuştur.

Hukuki İlke: İki katmanlı ilke içerir: Birincisi, 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, avukatların görevlerinden doğan suçlarda BAM ceza dairesi kararlarına CMK 286/2 temyiz engeli uygulanmaz; beraatle sonuçlanan hükümler dahi temyiz edilebilir. İkincisi, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konması için HTS kayıtları, baz sinyal bilgileri ve vekâletname asıllarının celbi gibi ulaşılabilir deliller toplanmadan hüküm kurulamaz.

Uygulama Sonucu: Bozma: sanık ile katılanlar ve temyiz dışı sanık arasındaki telefon irtibatlarının HTS kayıtlarıyla tespiti ve vekâletname tanzim tarihinin suç tarihiyle örtüşüp örtüşmediği araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiğinden, CMK 302/2 uyarınca hükümler Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Şüpheli avukat hakkındaki beraat kararı kesinleşmiş görünse bile, Avukatlık Kanunu 59/5 sayesinde temyiz yolu açıktır; katılan vekilleri bu istisnayı mutlaka değerlendirmelidir. Sahte senet iddialarında HTS kayıtları ve vekâletname tanzim tarihi kritik delil olduğundan, bunların dosyaya girmesi soruşturma aşamasında talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla