İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/5963 Karar: 2025/380 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5963 K.2025/380

11. Ceza Dairesi 2024/5963 E. , 2025/380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1727 E., 2024/1411 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/5963 E. , 2025/380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1727 E., 2024/1411 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/5963 E. , 2025/380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1727 E., 2024/1411 K. SUÇ : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/24 Esas, 2024/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f ve son cümle, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 322.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 10.07.2024 tarihli ve 2024/1727 E., 2024/1411 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığı Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna, hukuki ihtilaf nitelinde olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle; her ne kadar sanık hakkında ilk derece mahkemesince hüküm kurulurken tekerrüre esas alınan ilama konu hükümlülüklerden en ağırının esas alınması gerektiği hususu gözetilerek belirleme yapılması gerekmekte ise de bu belirlemenin yapılmamasının kazanılmış hakka konu olmayacağı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: İskenderun 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı TCK'nın 158/1-f ve son cümlesi uyarınca bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıktan 6 yıl hapis ve 322.500 TL adli para cezasına mahkûm etmiş, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimiyle çektirilmesine hükmetmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi istinafı düzelterek esastan reddetmiş; sanık ve müdafii suçun unsurlarının oluşmadığını ve uyuşmazlığın hukuki nitelikte olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamı uyarınca birden fazla tekerrüre esas hükümlülük varsa en ağırı esas alınır; ancak bu belirlemenin yapılmamış olması kazanılmış hakka konu olmaz. Ayrıca TCK'nın 61/1 maddesindeki ölçütler ve 3/1'deki orantılılık ilkesi çerçevesinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve takdiri indirimin uygulanmaması gerekçelendirildiği sürece hukuka uygundur.

Uygulama Sonucu: Daire, tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmayarak sanık ve müdafiinin temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve hükmü CMK'nın 302/1 maddesi gereği oy birliğiyle onamıştır; çünkü delil değerlendirmesi, suç vasfı ve cezanın bireyselleştirilmesinde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

Dava Strateji Notu: Alt sınırdan uzaklaşma ve takdiri indirimin reddi, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeye dayandığı sürece temyizde bozma nedeni yapılamamaktadır; savunma bu dosyalarda soyut 'ceza yüksek' itirazı yerine gerekçenin dosya içeriğiyle çeliştiğini somut delillerle göstermeye odaklanmalıdır. Tekerrürde en ağır hükümlülüğün esas alınmamasının sanık lehine sonucu ise kazanılmış hak oluşturmaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla