İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6215 Karar: 2025/5594 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6215 K.2025/5594

11. Ceza Dairesi 2024/6215 E. , 2025/5594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2023/2177 E., 2024/934 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARARLAR :Bozma, temyiz istemlerinin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin reddi ile ek

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6215 E. , 2025/5594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2023/2177 E., 2024/934 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARARLAR :Bozma, temyiz istemlerinin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin reddi ile ek

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6215 E. , 2025/5594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2023/2177 E., 2024/934 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARARLAR :Bozma, temyiz istemlerinin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 12.09.2024 tarihli ve 2023/2177 Esas, 2024/934 Karar sayılı ek kararın ve bozma kararının; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin ek kararı ve bozma kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2019/432 Esas, 2023/554 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157/1 maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204/1 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararların sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dolandırıcılık suçuna ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurusunun ise eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar vermiştir. 3.Sanığın esastan ret kararını ve bozma kararını temyiz etmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 296. maddesinin birinci fıkrası gereği "temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine" ve "bozma kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğu, eksik inceleme ile hükümlerin kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “ … temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş … ise … hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.09.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. B-Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, şöyle ki; '' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289. maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' şeklinde ifade edildiği, Dosya içeriğine göre, sanık hakkında Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2019/432 Esas ve 2023/554 Karar sayılı mahkûmiyet kararının sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine inceleme yapan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine yollamada bulunularak duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmünün delil değerlendirmesi ve uygulama hataları yönlerinden bozulmasına karar verildiği, Oysa ki; anılan fıkranın yukarıda işaret edilen (e) ve (f) bentlerinde İlk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin açık ve tahdidi şekilde belirtildiği, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun olarak duruşma açılıp, ilk hükmün niteliğinin değiştirilerek ya da ceza miktarınin artırılarak karar verilmesi durumunda, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesinde belirtilen 5 yıllık ceza sınırının altında dahi kalsa temyiz kanun yoluna tabi olacağı, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda izah edilen uygulaması ile temyiz kanun yoluna başvurma hakkı olan tarafların temyiz haklarını kullanmalarının önüne geçileceği, oysa uluslararası sözleşmeler ve Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir uzantısı olarak hüküm ve kararlara karşı başvurulacak bir kanun yolunun açık olmasının kural, kapalı olmasının istisna olması karşısında, Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yukarıda açıklanan kanun hükümlerine aykırı şekilde duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Temyiz İsteminin Reddine Dair Ek Karar Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 12.09.2024 tarihli ek kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B-Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Bozma Kararı Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Yargıtay Üyesi ...'nın karşı oyu ile oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri Bölge ... Mahkemesi 8. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin ise Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Uyuşmazlık konusu bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen bozma kararlarına karşı temyiz yasa yoluna gidilip gidilmeyeceğine ilişkindir. 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin birinci fıkrasının-e ve f bentlerinde Bölge Adliye Mahkemesi Ceza dairelerinin hangi hallerde bozma kararı verebileceği, CMK'nın 289. maddesinde ise hukuka kesin aykırılık halleri istisnai ve sınırlı bir şekilde sayılmıştır. CMK'nın 286/1. maddesinde bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebileceği başka bir deyişle bozma kararlarının kesin olduğu ve temyiz edilemeyeceği açık ve tereddütsüz bir şekilde belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin CMK'nın 280 ve 289. maddelerine aykırı bir şekilde bozma kararı vermesi ve bu kararın hukuka aykırılık oluşturması CMK'nın 286. maddesindeki açık düzenleme karşısında bu kararın "kesin ve temyiz edilemez" olması niteliğini değiştirmez. Sonuç olarak; 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerinin istinaf incelemesi neticesinde vermiş oldukları BOZMA kararlarının kesin nitelikte olduğu, bu itibarla bozma kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurma olanağının bulunmadığı, sanık müdafiin temyiz isteminin bu gerekçe ile CMK'nın 298. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesi sanığı dolandırıcılıktan 10 ay hapis ve adli para cezasına, resmi belgede sahtecilikten 1 yıl 8 ay hapse mahkûm etmiş; Kayseri BAM 8. Ceza Dairesi dolandırıcılık yönünden istinafı esastan reddetmiş, sahtecilik hükmünü ise duruşma açmadan eksik inceleme gerekçesiyle bozmuştur. Sanığın temyizi BAM ek kararıyla reddedilmiş, Yargıtay hem ek kararı hem bozma kararını incelemiştir.

Hukuki İlke: CMK 280/1'in (e) ve (f) bentleri bölge adliye mahkemesinin duruşma açmaksızın bozma kararı verebileceği hâlleri sınırlı biçimde sayar; delil değerlendirmesi ve uygulama hatası bu bentler arasında yer almadığından BAM'ın duruşma açıp CMK 280/2'ye göre kendisi hüküm kurması gerekir, aksi uygulama tarafların temyiz hakkını kullanmalarının önüne geçerek hak arama özgürlüğünü zedeler.

Uygulama Sonucu: Dolandırıcılığa ilişkin ek karar yönünden temyiz istemi reddedilip ek karar onanmış; resmi belgede sahtecilik yönünden ise BAM'ın duruşma açmadan verdiği bozma kararı, sınırlı bozma sebepleri dışında kaldığından bir üyenin BAM bozma kararlarının kesin olduğu yönündeki karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: BAM'ın duruşmasız verdiği bozma kararlarında bozma nedeninin CMK 280/1-e ve f'deki sınırlı hâllerden olup olmadığı denetlenmeli; delil takdiri gerekçesiyle duruşmasız bozma yapılmışsa bu kararın temyizi mümkündür ve Daire çoğunluğu bu yolu açık tutmaktadır, ancak karşı oyun gösterdiği üzere bozma kararlarının kesinliği tartışmalı olduğundan başvuru gerekçesi bu içtihada açıkça dayandırılmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla