Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6408 E. , 2025/955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/220 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : İstinaf talebinin süre yönünden reddine dair ek karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUN
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6408 E. , 2025/955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/220 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık KARAR : İstinaf talebinin süre yönünden reddine dair ek karar KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/220 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son, 43/1, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, sanığın istinaf talebinin süre yönünden reddine dair Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/220 Karar sayılı ek kararının, istinaf edilmeksizin 17.05.2023 tarihinde kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 01.11.2024 tarihli ve 2024/25331 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114453 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2024 tarihli ve KYB-2024/114453 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2022 tarihli kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 05/12/2022 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, '' (1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, " Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, "mernis adresinin olmadığının tespiti halinde" ancak 35. maddeye göre daha önce usulüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği cihetle, "Mahkemesince mernis adresi araştırılması yapılmadan" ve daha önce usulüne uygun bir şekilde tebliğ işlemi yapılmayan sanığın adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligat işleminin usule aykırı olduğu anlaşılmakla, söz konusu kararın kesinleşmediği, bu itibarla sanığın 04/04/2023 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine verilmiş istinaf dilekçesi olarak kabul edilerek, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, sanığın istinaf talebinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklunun kanun yollarına başvurması" başlıklı 263. maddesi; "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." Şeklindedir. 3. İncelenen dosya içeriğine göre; Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/220 Karar sayılı sanığın istinaf talebinin süre yönünden reddine dair ek kararının tebliğ edildiği tarihte başka suçlardan Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığa 09.05.2023, 05.06.2023 ve 16.06.2023 tarihlerinde tebliğ edilen ek kararda, "5271 sayılı Kanun'un 263/1. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" de yazılması gerekirken, bu meşruhat olmadan yapılan tebliğ işleminin usûlsüz olduğu ve sanığın bu tarihten sonra Mahkemeye hitaben yazdığı 07.08.2024 tarihli dilekçenin içeriği itibarıyla istinaf dilekçesi mahiyetinde bulunduğu anlaşılmakla, inceleme konusu kararın kesinleşmediği belirlenmiştir. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, 5271 sayılı Kanun’un 276/2. maddesi uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi hususundaki gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 20.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Bilişim sistemleri ve banka araç kılınarak işlenen dolandırıcılıktan 4 yıl 2 ay hapis ve adli para cezasına mahkûm edilen sanığın istinaf talebi, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesince süre yönünden ek kararla reddedilmiş ve dosya kesinleştirilmiştir. Adalet Bakanlığının istemiyle Başsavcılık, Tebligat Kanunu'na aykırılık gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurmuş; Daire ise farklı bir usulsüzlük saptamıştır.
Hukuki İlke: Ek kararın tebliği sırasında başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunan sanığa yapılan tebligatta, CMK 263/1 uyarınca kurum müdürüne beyanda bulunmak veya dilekçe vermek suretiyle kanun yoluna başvurabileceği meşruhatının yazılması zorunludur; bu meşruhat olmadan yapılan tebliğ usulsüzdür ve karar kesinleşmez. Kesinleşmemiş, istinafa tabi bir karar ise CMK 309'daki kanun yararına bozmaya konu edilemez.
Uygulama Sonucu: Daire, meşruhatsız tebligat nedeniyle ek kararın kesinleşmediğini ve sanığın 07.08.2024 tarihli dilekçesinin istinaf dilekçesi niteliğinde olduğunu belirleyerek kanun yararına bozma istemini reddetmiş, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için mahkemesine iadesine karar vermiştir.
Dava Strateji Notu: Cezaevindeki müvekkile yapılan tebligatlarda CMK 263 meşruhatının bulunup bulunmadığı ilk kontrol edilecek husustur; meşruhat yoksa süre hiç işlememiş sayılır ve süre yönünden reddedilen istinaf bile canlandırılabilir, üstelik bu yol kanun yararına bozmadan daha hızlı sonuç verir.