Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6397 E. , 2025/6919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/58 Değişik İş SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik iti
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6397 E. , 2025/6919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/58 Değişik İş SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen, 02.02.2023 tarihli ve 2015/41798 Soruşturma, 2023/7015 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/62 İddianame Değerlendirme Sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/58 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.03.2023’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2024 tarihli ve 2024/5905 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110694 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110694 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli kararı ile, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen 23/01/2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığı kararının usulüne uygun olarak kaldırılmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 25/06/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5325 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 18. maddesine "Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir." şeklinde düzenlemenin eklendiği, Benzer bir olaya ilişkin; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/9960 esas, 2021/12771 sayılı kararında yer alan " 25.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile 5325 sayılı Kanun’un 18. maddesinin son fıkrasına; “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir” şeklindeki düzenleme eklenmiştir. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın Cumhuriyet Başsavcı vekili tarafından kamu davası açılması gerektiğinden bahisle iade edilmesi üzerine düzenlenen iddianamenin 5325 sayılı Kanun’un 18/son maddesindeki düzenleme ile birlikte usulüne uygun hale geldiği anlaşılmakla ..." , Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/03/2022 tarihli ve 2021/23757 esas, 2022/4340 sayılı kararında yer alan " 25.06.2021 tarih 31522 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle değişik 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 18 inci maddesinin son fıkrasına eklenen “Cumhuriyet Başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir.” düzenlemesi gereğince, Cumhuriyet Başsavcısı temyize konu dosyadaki kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, yukarıda bahse konu maddede tanınan gözetim ve denetim yetkisi kapsamında iade edebileceğinden, iade üzerine açılan kamu davasının usulünce açılmış bir kamu davası olduğu anlaşılmakla ...", Şeklindeki açıklamalara nazaran, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen ve soruşturmayı sonlandıran kararlar hakkında Cumhuriyet başsavcısının denetim görev ve yetkisinin olduğu, somut olayda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile anılan bu kararın iadesine ilişkin Başsavcılık denetim işleminin, 7328 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 5325 Kanun'un 18. maddesinde yapılan düzenleme sonrasında gerçekleştiği, bu kapsamda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06/06/2022 tarihli iddianamenin hukuka uygun olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir." Şeklindedir. 3. Karar tarihinden önce, 25.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7328 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) "Cumhuriyet başsavcısının görevleri" başlıklı 18. maddesi; "Cumhuriyet başsavcısının görevleri şunlardır: 1. Cumhuriyet başsavcılığını temsil etmek, 2. Başsavcılığın verimli, uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmasını sağlamak, iş bölümünü yapmak, 3. Gerektiğinde adlî göreve ilişkin işlemleri yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak, 4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak. Ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının; ağır ceza mahkemesinin yargı çevresinde görevli Cumhuriyet başsavcıları, Cumhuriyet başsavcıvekilleri, Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır. Asliye ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısının o yer yargı çevresinde görevli Cumhuriyet savcıları ile bağlı birimler üzerinde gözetim ve denetim yetkisi vardır. (Ek fıkra:17/6/2021-7328/2 md.) Cumhuriyet başsavcısı, Cumhuriyet savcılarının soruşturmayı sonlandıran kararları arasında oluşabilecek farklılıkların giderilmesi ile bu kararların kanuna uygunluğunun denetlenmesi hususlarında görevli ve yetkilidir." Şeklinde düzenlenmiştir. 4. Şüpheliler hakkında, "özel belgede sahtecilik" ve "bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçlarından cezalandırılmaları talebiyle düzenlenen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2023 tarihli ve 2015/41798 Soruşturma, 2023/7015 Esas sayılı iddianamesinin, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/62 İddianame Değerlendirme Sayılı kararında yer alan, "...haklarında iddianame düzenlenen şüphelilerle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/01/2023 tarihli ve 2015/41798 soruşturma sayılı KYOK kararı verildiği. CMK 172/2 maddesi uyarınca KYOK kararı verildikten sonra yeni delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacağı, KYOK kararına yönelik herhangi bir itiraz olmadığı gibi sulh ceza hakimliğince verilmiş bir karar da olmadığı anlaşılmaktadır. Cumhuriyet savcısınca verilen KYOK kararı fiilen ve hukuken varlığını korumaktadır. 5275 sayılı kanuna 7328 sayılı yasa ile 18. maddeye eklenen fıkra ile soruşturmayı sonlandıran kararlar arasındaki farklılıkları gidermek ve bu kararların uygunluğunu denetleme yetkisi başsavcılara verilmişse de bunun sadece maddi hataları düzeltme yönünde olacağı yargılama usullerini düzenleyen 5271 sayılı CMK'da Cumhuriyet başsavcılığının hukuken varlığını koruyan KYOK kararının bir tek yapılacak itiraz üzerine sulh ceza hakimliğince kaldırılabileceği yasa ile düzenlendiği anlaşılmakla haklarında KYOK kararı verilen şüpheliler hakkında KYOK kararı verilen şüpheliler hakkında KYOK kararı kaldırılmadan iddianame düzenlenemeyeceği..." şeklindeki gerekçeyle iadesine karar verildiği, Cumhuriyet Savcısının bu karara yönelik itirazının merci Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/58 Değişik İş sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır. 5. 5235 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca; Cumhuriyet Başsavcısının, Cumhuriyet Savcıları üzerinde Kanun'dan kaynaklanan denetim ve gözetim yetkilerinin bulunduğu, bu kapsamda Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kararların görüldü işlemini yapmanın da yetki ve görevleri arasında olduğu, Cumhuriyet Savcısının işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığı adına yapıldığı ve Mahkeme karşısında tekil olarak her bir Cumhuriyet Savcısının değil, Cumhuriyet Başsavcılığının bir bütün olarak değerlendirildiği, yapılan işlemlerin de Cumhuriyet Başsavcılığının bütünlüğü içerisinde gerçekleşen işlemlerden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Cumhuriyet Savcısı tarafından gönderilen karar üzerinde Başsavcı tarafından yapılacak "görüldü" işleminin, kararın kurucu unsurlarından olmamakla birlikte, kesinleşmesi yönünden tamamlayıcı asli bir unsur olarak değerlendirilmesi nedeniyle "görüldü" yapılmadan kararın kesinleşmesinin söz konusu olmadığı, Cumhuriyet Başsavcısının, Cumhuriyet Savcısının kararı üzerinde esasını değiştirmeye yetkili bir makam gibi red işlemi yapamayacağı, ancak kararın yeniden değerlendirilmesini sağlayabileceği, bu aşamada kararın niteliğinin değişmesi söz konusu olmadığı gibi yetkinin de halen Cumhuriyet Savcısına ait olduğu kabul edilmektedir. 6. Bu kapsamda incelenen dava dosyası içeriğine göre; Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek kararın, o yer Cumhuriyet Başsavcısı tarafından yeniden değerlendirme yapılmak üzere iade edilmesini müteakip, soruşturmaya devam olunarak ilgili Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliler hakkında atılı suçlardan cezalandırılmaları talebiyle iddianame düzenlendiği, her ne kadar Mahkemece daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar usûlüne uygun olarak kaldırılmadan yeniden kamu davası açılamayacağından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ve bu karara yönelik itiraz da reddedilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, görüldü işlemi sırasında Cumhuriyet Başsavcının gerekçesi ile birlikte yeniden değerlendirilmek üzere dosyayı iade yetkisinin bulunduğu, bu haliyle taraflara tebliğ edilmeyen kararın henüz hukuken varlık kazanmadığı, yine toplanan deliller ışığında şüpheliler hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 170/4. maddesi uyarınca iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklandığı, yüklenen suçları oluşturan olaylar ve suç delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmediği anlaşılmakla, iddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2023/58 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde karar verildi.