İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6372 Karar: 2025/6513 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6372 K.2025/6513

11. Ceza Dairesi 2024/6372 E. , 2025/6513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1321 Değişik İş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6372 E. , 2025/6513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1321 Değişik İş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6372 E. , 2025/6513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1321 Değişik İş SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve 2022/70471 Soruşturma, 2022/63756 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğinin, 28.02.2023 tarihli ve 2023/1321 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.02.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 22.10.2024 tarihli ve 2024/6515 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111401 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.11.2024 tarihli ve KYB-2024/111401 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki ...'in adının ve imzasının taklit edilerek hakkında Türkiye İş Bankası'na ait 2079453 seri numaralı ve 5.210,00 Türk lirası bedelli çek nedeniyle Kocaeli 4'üncü Noterliğinin 06/08/2018 tarihli ve 13654 sayılı ihtarnamesi ile icra takibi başlatıldığını ve anılan çeke ilişkin ödeme yapması gerektiğini öğrenmesi ile şikayetçi olması üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10/11/2022 tarihli kararı ile söz konusu çek aslının şüpheliler tarafından düzenlendiği ya da tedavüle konulduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, belge aslına ulaşılabilmesi için müştekinin ek beyanının alındığı, müştekinin çek aslının olabileceğini belirttiği ... ve ...'nin ifadesine başvurulduğu ancak bir türlü çek aslının temin edilemediği, bu itibarla sahte olduğu belirtilen çek aslına ulaşılamadığı gibi söz konusu çekin sahte olup olmadığının veya iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, dolayısıyla şüphelilerin üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin yeter kanıt ve emare bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, ilgili çek nedeniyle icra takibi başlatıldığı ve ihtarname gönderildiğinin belirtilmesi karşısında, bu hususta herhangi bir icra takibi olup olmadığı ve olaya konu çek aslının takip dosyasında bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılarak, temin edilmesi halinde çek üzerindeki imza ve yazıların, müştekiden alınan imza ve yazı örnekleri ve gerektiğinde şüphelilerden alınacak imza ve yazı örnekleri ile mukayesesi yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilerek alınacak rapor sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin, şüphelilerden ...'nun vekili tarafından kendisine gönderilen Kocaeli 4. Noterliğinin 06.08.2018 tarihli ve 13654 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile haberdar olduğu Türkiye İş Bankası A.Ş. Balmumcu Şubesine ait keşidecisi şüpheli ... ...'ın yetkilisi olduğu İstiş Yapı İnşaat Dış Ticaret Ltd. Şti. olan ve şüpheli ... namına keşide edilmiş bulunan 30.08.2018 keşide tarihli, 5.210.000,00 TL bedelli çekin arkasında bulunan adına atılı cironun sahte olduğunun iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şüpheli ...'nun ifadesi, tanık olarak bilgisine başvurulan ihtarnameyi gönderen Avukat ... ve şikâyetçinin beyanları doğrultusunda, suça konu çekin herhangi bir icra takibine konu edilmediğinin bildirilmesi ve soruşturma aşamasında çek aslının ele geçirilememesi ile ihtarname içeriğinde çek aslının noterliğe ibraz edildiğine dair bir bilginin de bulunmaması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen ve onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkânı bulunmadığından suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında, aslı ele geçirilemeyen ve herhangi bir icra takibine konu edilmeyen çekte bulunan ciranta imzasının sahteliğine yönelik iddialar yönünden şüpheliler hakkında, "...müştekinin adının ve imzasının taklit edilerek çek üzerinde sahte ciro yapılması yönündeki iddialar bakımından şüphelilerin üzerine atılı eylem Resmi Belgede Sahtecilik ve Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık suçları bakımından değerlendirilmiş ise de, söz konusu çek aslının şüpheli tarafından düzenlendiği ya da tedavüle konulduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, kaldı ki Ceza yargılamasının amacının, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından birinin de belgeler olduğu, yargılama makamlarının suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliklerinden getirtilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumunda oldukları, güvenilirliğin denetlenebilmesi için, "belgenin aslının" veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerektiği, özellikle "Belge Sahteciliği" suçlarında suçun en büyük delilinin "belge aslı" olduğu, suçun konusunun Sahte olarak tanzim edilmiş yahut gerçek olmakla birlikte üzerinde tahrifat yapılarak değiştirilen belgeler olması, suçun belirlenmesi ve sübut etmesi için belge aslının dosyada bulunmasının elzem olduğu, bu gerekçelerle somut olayda; belge aslına ulaşılabilmesi için müştekinin ek beyanın alındığı, müştekinin çek aslının olabileceğini belirttiği şüpheli ... ve Avukat ...'nin ifadesine başvurulduğu, ancak bir türlü çek aslının temin edilemediği, bu itibarla sahte olduğu belirtilen çek aslına ulaşılamadığı gibi söz konusu çekin sahte olup olmadığının veya iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, dolayısıyla şüphelilerin üzerlerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin yeter kanıt ve emare bulunmadığı..." şeklindeki gerekçeyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihbarnamede belirtilen düşünce yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla