Karar Özeti
11. Ceza Dairesi 2024/6366 E. , 2025/16459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/216 E., 2024/68 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde mağdur ... eşi ...' ın temyiz isteği yönünden; mağdur ...'ın 20.05.2014 tarihinde şikâyetinden vazg
Karar Detayı
11. Ceza Dairesi 2024/6366 E. , 2025/16459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/216 E., 2024/68 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde mağdur ... eşi ...' ın temyiz isteği yönünden; mağdur ...'ın 20.05.2014 tarihinde şikâyetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 243 üncü maddesi gereğince şikayetten vazgeçme halinde kararı temyiz etme hak ve yetkisinin sona ereceği anlaşıldığından kurulan hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı belirlenmekle ve katılan ... vekili yönünden ise sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemimin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Mağdur ...'a yönelik eylem hakkında kurulan hükmün temyizi yönünden Mağdur ...'ın 20.05.2014 tarihli duruşmada sanıklar haklarındaki şikâyetinden vazgeçtiği, ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ancak hükmü mağdur ...'ın eşi ...'ın vekilinin temyiz ettiği anlaşılmakla; ... vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlendiğinden temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2- Katılan ...'e yönelik eyleme ilişkin verilen hükümler yönünden Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237sayılı TCK’nin 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu 20.10.2015 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar haklarındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Dolandırıcılık suçundan bozma üzerine yürütülen yargılamada Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımından düşmesine karar vermiştir. Hükmü, şikâyetinden 20.05.2014 tarihli duruşmada vazgeçen mağdurun eşinin vekili ile katılan vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Hukuki İlke: Şikâyetten vazgeçen ve davaya katılmak istemediğini beyan eden mağdur yönünden CMK 243 gereği kararı temyiz etme hak ve yetkisi sona erer; mağdurun eşinin de CMK 237/1 uyarınca katılma hakkı ve CMK 260/1 uyarınca temyiz yetkisi bulunmadığından bu istem dinlenmez. Ayrıca TCK 66/1-e'deki olağan zamanaşımı, kesen son sebep olan mahkûmiyet hükmünden hüküm tarihine kadar dolmuşsa düşme kararı verilir.
Uygulama Sonucu: Mağdurun eşinin vekilinin temyiz istemi CMUK 317 uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak reddedilmiş; 20.10.2015 tarihli mahkûmiyet hükümlerinden itibaren zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle verilen düşme hükümleri ise katılan vekilinin temyizi yerinde görülmeyerek onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Duruşmada şikâyetten vazgeçme beyanı geri dönülmez biçimde kanun yolu hakkını da kapattığından, mağdur vekili bu beyanın sonuçlarını müvekkiline mutlaka önceden anlatmalıdır; mağdur yakınlarının kendi adına temyiz yoluna gitmesi ise katılma hakkı bulunmadığı için sonuçsuz kalır.