İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6390 Karar: 2025/1037 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6390 K.2025/1037

11. Ceza Dairesi 2024/6390 E. , 2025/1037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/161 E., 2013/611 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli ve

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6390 E. , 2025/1037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/161 E., 2013/611 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli ve

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6390 E. , 2025/1037 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2008/161 E., 2013/611 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/8914 Esas, 2017/9809 Karar sayılı kararının kaldırılması ve Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2008/161 Esas, 2013/611 Karar sayılı Kararının bozulması Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/8914 Esas, 2017/9809 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2024 tarihli ve 11-2024/7347 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17.09.2024 tarihli ve 2024/776 Esas, 2024/10167 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli ve 2015/8914 Esas, 2017/9809 Karar sayılı kararı için itiraz kanun yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdine karar verilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11-2024/7347 sayılı itirazı ile; duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Vodafone Telekomünikasyon Anonim Şirketinin Yüksek Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26/09/2023 gün ve 2021/14130 Esas, 2023/6499 Karar sayılı ilamı ile, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2018 tarihli ve 2017/413 Esas, 2018/217 Karar sayılı gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi şirketin 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikayetçi Vodafone Telekomünikasyon Anonim Şirketinin davadan haberdar edilip, delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiği, bu nedenle Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/8914 Esas, 2017/9809 Karar sayılı kararının kaldırılması ve Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2008/161 Esas, 2013/611 Karar sayılı kararının bozulması talebinde bulunulmuştur. II. GEREKÇE Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 17.09.2024 tarihli ve 2024/776 Esas, 2024/10167 Karar sayılı kararı ile; katılanın aşamalarda duruşmaya çağrılmadığı gibi Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2008/161 Esas, 2013/611 Karar sayılı ilk kararının da tebliğ edilmediği, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.09.2023 tarihli ve 2021/14130 Esas, 2023/6499 Karar sayılı kararı ile suçtan zarar gören GSM operatörlerine gerekçeli kararın usulüne uygun biçimde tebliği ile temyiz edilmesi halinde ek tebliğname düzenlenmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verildiği ve gerekçeli karar tebliği sonrasında, katılan vekilinin 08.11.2023 tarihli temyiz dilekçesi vererek Mahkemenin her iki kararını da temyiz ettiği, anlaşılmakla, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli ve 2015/8914 Esas, 2017/9809 Karar sayılı kararı ile taraf teşkili sağlanmadan görev bozması yapıldığı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KISMEN KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24/04/2017 tarihli ve 2015/8914 Esas, 2017/9809 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, BOZMA SONRASI VERİLEN TÜM KARARLARIN HUKUKİ DEĞERDEN YOKSUN OLDUĞUNUN VE SANIĞIN KAZANILMIŞ HAKKININ BULUNMADIĞININ BELİRLENMESİNE, 3. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Suçlardan doğrudan zarar gören ve duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Vodafone Telekomünikasyon Anonim Şirketinin Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2013 tarihli ve 2008/161 Esas, 2013/611 Karar sayılı kararını temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi şirketin 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikayetçi Vodafone Telekomünikasyon Anonim Şirketinin davadan haberdar edilip, delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, sanık ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin 2008 tarihli davada suçtan doğrudan zarar gören Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. duruşmadan hiç haberdar edilmemiş, ilk karar da kendisine tebliğ edilmemiştir. Kapatılan 15. Ceza Dairesinin taraf teşkili sağlanmadan verdiği görev bozması kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı CMK 308 uyarınca itiraz etmiştir.

Hukuki İlke: Suçtan doğrudan zarar gören şirketin davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanmadan yargılamaya devamla hüküm kurulması CMK 233/1 ve 234. maddelerine aykırıdır; taraf teşkili sağlanmadan verilen Yargıtay bozma kararı itiraz üzerine kaldırılır ve bozma sonrası verilen tüm kararlar hukuki değerden yoksun kalıp sanığa kazanılmış hak sağlamaz.

Uygulama Sonucu: Başsavcılık itirazı kısmen kabul edilerek kapatılan 15. Ceza Dairesinin 2017 tarihli ilamı kaldırılmış, bozma sonrası verilen tüm kararların hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiş ve şikâyetçi şirkete katılma olanağı tanınmadan kurulan ilk hüküm CMUK 321 uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Suçtan zarar gören kurumsal müvekkil davadan haberdar edilmemişse, hüküm kesinleşmiş görünse bile gerekçeli kararın tebliği istenip öğrenme üzerine temyiz yoluna gidilebilir; taraf teşkili eksikliği yıllar sonra dahi tüm süreci hukuken geçersiz kılabilen güçlü bir bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla