İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6515 Karar: 2025/1924 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6515 K.2025/1924

11. Ceza Dairesi 2024/6515 E. , 2025/1924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3392 E., 2024/2047 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan ret

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6515 E. , 2025/1924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3392 E., 2024/2047 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan ret

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6515 E. , 2025/1924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3392 E., 2024/2047 K. SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması 1. Her ne kadar suça süreklenen çocuk ... müdafii 24.01.2025 tarihli dilekçesi ile suça süreklenen çoçuk ...'nın cezaevinde bulunması ve sağlıklı düşünememesi nedeniyle temyiz hakkından feragat ettiğine ilişkin 21.01.2025 tarihli dilekçeyi verdiğini, bu dilekçenin reddine karar verilmesini talep etmiş ise de bahse konu dilekçenin temyiz hakkından açıkça feragate ilişkin bir irade açıklaması içermediği, suça süreklenen çocuğun cezasının onaylanması talebinden ibaret olduğu anlaşılmakla suça süreklenen çocuk müdafinin temyiz iradesinin devam ettiği tespit edilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2024 tarihli ve 2023/596 Esas, 2024/437 Karar sayılı kararı ile suça süreklenen çocuk hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158. maddesinin birinci fıkrasının (L ve son) bentleri, 158. maddesinin üçüncü fıkrası, 43 ile 52. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53. maddeleri uyarınca suça süreklenen çocuk hakkında 6 yıl 3 ay hapis ve 333.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, sanıklar ... ve ... yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158. maddesinin birinci fıkrasının (L ve son) bentleri, 158. maddesinin üçüncü fıkrası, 43 ile 52. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis ve 600.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, para cezalarının 24 eşit taksitte tahsiline, ayrıca sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158. maddesinin birinci fıkrasının (L ve son) bentleri, 158. maddesinin üçüncü fıkrası, 43 ile 52. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay hapis ve 500.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.09.2024 tarihli ve 2024/3392 Esas, 2024/2047 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri ile suça süreklenen çocuk müdafininin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyizi; sanığın katılana yönelik hileli bir davranışının bulunmadığını, diğer sanıkların katılanı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek dolandırdıklarını, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığını, temel cezanın teşdiden belirlenmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Sanık ... müdafinin temyizi; suçun unsurları itibariyle oluşmadığını, katılan tarafından suçun işlendiğine dair somut bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulamadığını, sanığın beraati yerine mahkumiyetine yönelik karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 3.Sanık ... müdafinin temyizi; sanığın atılı suçu işlemediğini, tek tanık beyanı dikkate alınmak suretiyle mahkumiyet hükmü kurulduğunu, katılanın zararının giderilmiş olmasına rağmen TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanmadığını, gerekçesiz şekilde TCK 62.maddesinin uygulanmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. 4.Suça süreklenen çocuk müdafinin temyizi; olay tarihi itibariyle suça süreklenen çocuğun 16 yaşında olduğunu, olayın sonuçlarını kavrayabilecek durumda olmadığını, katılan ile bir görüşme yapmadığını, bir araya gelmediklerini, yengesi olan sanık ...'in yönlendirmeleri ile olayın içerisinde yer aldığını, katılana suça süreklenen çocuktan şikayetçi olup olmadığının sorulmadığını, katılanın zararının giderilmiş olmasına rağmen TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Katılanın yol kenarında patates satışı yaptığı sırada sanıklardan ... ve ...'in yanına geldikleri, katılanın kanser hastası olduğunu ve paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine katılana "bankacı" olduklarını, kendisine yardım edebileceklerini söyleyerek katılanın telefon numarasını aldıkları, sanıklardan ...'ın katılanı birkaç gün sonra arayarak kredi işlemleri için Bolu iline geleceklerini söylediği, 13.12.2023 tarihinde sanıklardan ..., ... ve yine kendisini katılana ... olarak tanıtan sanık ...'ün Bolu'ya gelerek katılan ile buluştukları, katılan ve sanık ...'ün sanıkların isteği üzerine ...'ü katılanın kızı olarak tanıtarak ... ve ... kredi başvurusunda bulunduğu, 16.12.2023 tarihinde sanıkların yanlarında kendisini ... olarak tanıtan suça süreklenen çocuk ...'de olacak şekilde katılan ile buluştukları, sanık ... ve katılanın ... 'tan çıkan 60.000,00 TL kredinin 40.000,00 TL'sini bankadan çektikleri, ... AVM'ye giderek 6.200,00 TL'yi de bankamatikten çektikleri, sanık ...'ün 20.000,00 TL'yi "Bankamatikten hesabına yatıralım." diyerek katılandan aldığı, sanık ...'ün 20.000,00 TL'yi suça süreklenen çocuk...'e "Bankamatikten yatır." diyerek verdiği, yine sanık ...'ün borçları olduğunu söylemesi üzerine katılanın 600,00 TL'yi ...'e verdiği, sanık ...'ın katılana ... 'den teşvik kredisi çıkabileceğini söyleyerek katılanın cep telefonunundan mobil bankacılık işlemleri yaptığı, katılanın 27.12.2023 tarihinde bankaya gitiği sırada sanıklarca hesabına yatırılacağı söylenerek kendisinden alınan paranın hesabına yatırılmadığını, katılanın ... 'den 16.12.2021 tarihinde 75.492,00 TL kredi kullandırıldığı, 74.000,00 TL'sinin "... Borç Ödeme" açıklamasıyla sanık ...'in banka hesabına EFT yapıldığı, ... 'tan 16.12.2021 tarihinde 60.000,00 TL kredi kullandırıldığı, 8.000,00 TL'sinin ...'ya, 1.500,00 TL'sinin ...'e gönderildiği, 40.000,00 TL'lik kısmının ise bankadan çekildiği, çeşitli miktarlarda toplam 5.000,00 TL'nin ise ... AVM ATM'sinden çekildiğinin tespit edildiği, bu suretle sanıkların katılanın iradesini iğfal etmek suretiyle haksız olarak maddi menfaat temin ettikleri, sanıkların ve suça süreklenen çocuğun bu şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin ilam başlığında tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile sanıklar ve suça süreklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafii ile suça süreklenen çocuk müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar ve suça süreklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ile suça süreklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar müdafii ve suça süreklenen çocuk müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289. maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine Karar gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Yol kenarında patates satan ve kanser hastası olduğunu söyleyen katılana kendilerini bankacı olarak tanıtan sanıklar, kredi çıkartma vaadiyle katılan adına iki bankadan toplam 135.492 TL civarında kredi kullandırıp paranın önemli kısmını EFT ve elden alarak mal edinmişler; aralarında 16 yaşındaki suça sürüklenen çocuk da yer almıştır. Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, TCK 158/1-L-son ve 158/3 ile zincirleme suç hükümleri üzerinden sanıklara 9 yıl 4 ay ile 11 yıl 3 ay arası hapis ve yüksek adli para cezaları, çocuğa 6 yıl 3 ay hapis ve 333.320 TL adli para cezası vermiş; Sakarya BAM istinafı esastan reddetmiştir.

Hukuki İlke: Kendini banka çalışanı veya kamu görevlisi olarak tanıtmak suretiyle mağdurun iradesini iğfal ederek kredi kullandırıp parayı mal edinme, nitelikli dolandırıcılığı oluşturur; ayrıca temyizden feragat, açık bir irade açıklaması gerektirir ve cezanın onaylanması talebinden ibaret dilekçe feragat sayılmaz.

Uygulama Sonucu: Daire, delillerin tartışılıp sübutun kesin verilere dayandırıldığını belirterek tüm temyiz istemlerini 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği esastan reddedip hükümleri oy birliğiyle onamış; çocuğun feragat görünümlü dilekçesine rağmen temyiz iradesinin sürdüğünü kabul ederek incelemeyi yapmıştır.

Dava Strateji Notu: Banka görevlisi kimliğiyle kurgulanan kredi dolandırıcılıklarında banka kayıtları ve EFT izleri sübutu belirlediğinden, savunmanın soyut inkârı sonuç vermemektedir; zarar giderildiyse etkin pişmanlık talebinin dosyada belgelenmesi kritiktir. Ayrıca cezaevindeki müvekkilin belirsiz ifadeli dilekçeleri temyiz feragati sayılmayabilir; müdafi bu tür dilekçelerin akıbetini Dairenin nasıl yorumladığını takip etmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla