İçeriğe geç
AC
11. Ceza Dairesi Esas: 2024/6631 Karar: 2025/1825 Tarih: 2025

Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/6631 K.2025/1825

11. Ceza Dairesi 2024/6631 E. , 2025/1825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/94 E., 2016/196 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Özeti

11. Ceza Dairesi 2024/6631 E. , 2025/1825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/94 E., 2016/196 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Detayı

11. Ceza Dairesi 2024/6631 E. , 2025/1825 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/94 E., 2016/196 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 14.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla,bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK'nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir. Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesinde; "Tacir, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır“ denilmektedir. Aynı Kanun'un 124. maddesinde: "Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır" şeklinde tanımlanmıştır. Bu açıklamalar uyarınca, sanığın, kendisini alacaklı, katılan ...'i borçlu gösterip imzasını taklit ederek imzaladığı 01.02.2013 tanzim ve 20.04.2013 vade tarihli, 25.000,00 TL bedelli bonoyu kendi el yazısı ile doldururak borcuna karşılık ... Piliç isimli iş yerine verdiği, bu iş yerinin de senedi Alternatifbank'a verdiği, borcun zamanında ödenmemesi üzerine alacaklı bankanın Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2013/31547 sayılı dosyası ile katılan ve sanık hakkında icra takibinde bulunduğu, uzmanlık raporuna göre suça konu bonodaki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğu, borçlu imzasının katılanın eli ürünü olmadığının tespit edildiği somut olayda, sanığın, plastik poşet imalatı işiyle uğraşıp suça konu bononun cirosu olan ... Piliç adlı iş yerinden aldığı dükkan karşılığında verdiği bonolardan birisi olduğunu söylediği, ancak sanığın tacir veya şirket yetkilisi veya şirket adına hareket eden kişi olup olmadığı ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/ 8-69 E. K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı cihetle, dosya kapsamında sanığın suça konu bonoyu önceden doğan borç karşılığı verip vermediğinin belli olmadığı, sanığın tacir veya şirket yetkilisi veya şirket adına hareket eden kişi olmaması durumunda da eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, ancak suça konu bononun önceden doğan borç karşılığı verildiğinin kabulü halinde basit veya nitelikli dolandırıcılık suçlarının unsurları da oluşmayacağından, bu hususlar belirlenmeden eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Plastik poşet imalatıyla uğraşan sanık, kendisini alacaklı, katılanı borçlu gösterip imzasını taklit ederek 25.000,00 TL bedelli bonoyu kendi el yazısıyla doldurmuş ve borcuna karşılık bir iş yerine vermiş; senet bankaya geçince Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünde katılan aleyhine takip başlatılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten mahkumiyet kurmuş, 11. Ceza Dairesi her iki hükmü de temyizen incelemiştir.

Hukuki İlke: TCK 158/1-h'deki tacir/şirket yöneticisi nitelikli halinin uygulanabilmesi için failin Türk Ticaret Kanunu'nun 14. ve 124. maddelerine göre tacir veya şirket adına hareket eden kişi olması ve suçun ticari faaliyet sırasında işlenmesi gerekir; ayrıca Ceza Genel Kurulunun 03/03/1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir borç için hileli davranışta bulunulması halinde zarar kandırıcı davranış sonucu doğmadığından dolandırıcılık suçu hiç oluşmaz.

Uygulama Sonucu: Resmi belgede sahtecilik hükmü TCK 66/1-e uyarınca gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle bozulup CMK 223/8 gereği kamu davasının düşmesine karar verilmiş; dolandırıcılık hükmü ise sanığın tacir olup olmadığı ve bononun önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediği araştırılmadan eksik incelemeyle kurulduğundan CMUK 321 uyarınca bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Bono kaynaklı dolandırıcılık dosyalarında savunma iki eksene oturtulmalı: müvekkilin TTK anlamında tacir sıfatı taşımadığı kanıtlanırsa suç uzlaştırmaya tabi basit dolandırıcılığa döner, senedin önceden doğmuş bir borç için verildiği gösterilirse dolandırıcılık tümüyle ortadan kalkar; mahkemenin bu iki hususu araştırmaması tek başına bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla